(4721 S. K. m. 713)
Dava: İsmail Öztürk ile Hazine arasındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Gökçeada Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 10.06.2003 gün ve 18/87 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 272 ada 7 parselin tapu kaydının tespitten önceki 60 seneye ulaşan kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, sebep açıklamaksızın davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre aşağıda belirtilen hususlar dışında davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Dava konusu parsele ait kadastro tutanağında kimin zilyetliğinde olunduğunun bilinmemesi, belge ibraz edilmemesi ve Edirne Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından gönderilen 1/25000 ölçekli sit haritasının uygulanması sonucu doğal sit alanında kaldığı açıklanarak Hazine adına tespit edilmiş, tutanağın beyanlar hanesinde birinci derece doğal sit alanında kalmaktadır. şerhi verilmiştir. Vakıflar Genel Müdürlüğünün süresinde 7 parsel hakkında Gökçeada Kadastro Mahkemesine açtığı 1996/116 esas numaralı kadastro tespitine itiraz davası sonunda davanın reddine, dava konusu parselin tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş ve hükmen Hazine adına tescil edilmiştir.
Yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Az önce de açıklandığı üzere parsele ait kadastro tutanağında taşınmazın doğal sit alanı içinde kaldığı açıklandığı halde mahkemece, bu husus üzerinde durulmamıştır. Mahallinde yerel, teknik, ziraatçı ve arkeolog bilirkişiler aracılığıyla parselin bulunduğu yerde keşif yapılması, yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılması, uzman bilirkişilerden gerekçeli rapor alınması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Bundan ayrı, teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 30.05.2003 günlü krokili raporda; dava konusu 272 ada 7 parsel ile çevresinde yer alan diğer parsellerin Karayolları Genel Müdürlüğünce 1969 yılında yapılan kamulaştırma sonucu özel haritasında 97 parsel olarak gösterilen alanda kaldığı bildirilmiştir. Mahkemece, teknik bilirkişinin bu açıklamaları da nazara alınmadan hüküm kurulmuştur. Bu husus üzerinde durulması, kamulaştırma harita ve belgelerinin getirtilmesi, taşınmazın kamulaştırılıp kamulaştırılmadığının araştırılıp belirlenmesi, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA 02.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy