(743 S. K. m. 639) (4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14)
Dava: Hasan Taşa ve müşterekleri ile Hazine ve Sağınlı Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Hizan Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 01.05.2003 gün ve 18-27 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, dava dilekçesinde mevki ve sınırları yazılı taşınmazın eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, dava konusu taşınmazın otlakiye olduğunu, bu tür yerlerin zilyetlik yoluyla kazanılamayacağını açıklayarak davanın reddini, davalı köy temsilcisi davacıların davasını kanıtlamasını istemiştir.
Mahkemece, davanın kanıtlandığı gerekçesiyle kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın davacıların miras bırakanı tarafından satın ve devralındığı ileri sürüldüğüne ve taksim hakkında da bir açıklamada bulunulmadığına göre, bu yerin davacılara geçiş sebebi üzerinde durulması, miras yoluyla intikal etmiş ise murisine ait mirasçılık belgesinin istenilmesi, davacılardan başka mirasçıları bulunduğu takdirde ölüm tarihine göre terekesi elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup ta başka mirasçıları mevcut ise, açılmış bulunan davaya katılmaları sağlanmak suretiyle olurlarının alınması ya da TMK. nun 640. maddesi hükmü gözönünde tutularak miras ortaklığına temsilci tayini suretiyle dava koşulunun yerine getirilmesi gerekir.
Dava, tapusuz taşınmazın TMK. nun eski 639/1, yeni 713/1. maddesine dayalı tescil isteğine ilişkindir. Davacılar vekili, dava konusu taşınmazın 10.02.2000 tarihinde Selahattin İnan'ın mirasçılarından satın ve devralındığını ileri sürerek tescil isteğinde bulunmuştur. Aynı köyden ve komşu köyler halkı arasından dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, dava konusu taşınmazın davacılar ve önceki maliki Selahattin İnan'ın mensup bulunduğu Necemen Aşireti tarafından hayvan otlatılmak suretiyle ve çayırlık olarak kullanıldığını bildirmişlerdir. Mahkemece davacılar adına yazılı bulunan 10.02.2000 tarih ve 1 numaralı vergi kaydının kapsamında kalan taşınmaz üzerinde kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bir yerin otunu biçmek suretiyle kazanılması mümkün ise de, hayvan otlatmak kazanma bakımından herhangi bir hak sağlamaz. Diğer yönden mahkeme tescili istenilen taşınmazın 10.02.2000 günlü vergi kaydının kapsamında kaldığını kabul etmiş ise de, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre 31.12.1981 tarihi ve önceki dönemlere ait vergi kayıtları zilyetliğin kanıtlanması bakımından delil niteliğini taşır. Yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri kazanmayı sağlayan zilyetlik bakımından hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Bundan ayrı bir yerin tapuya tesciline karar verilebilmesi için tapuda kayıtlı olmaması gerekir. Taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığı soruşturulmadığı gibi niteliği hakkında ziraatçı uzman bilirkişi görüşüne başvurulmamış ve 3083 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kuru veya sulu niteliği de belirlenmemiştir.
Bu açıklamalar gözönünde tutularak, taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığının Tapu Sicil Müdürlüğü'nden sorulması, taşınmazın otlakiye olduğu Hazine tarafından savunulduğuna göre, komşu köyler halkı arasından gösterilecek yerel bilirkişi, tanıklar, teknik ve ziraatçı uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılmak suretiyle taşınmazın öncesi itibariyle niteliği, kadim mer'a olup olmadığı, mer'a değil ise davacı ve satıcılarının bu yer üzerindeki zilyetliğinin başlangıcı, süreci ve niteliğinin sorulması, hayvan otlatmanın tek başına iktisap bakımından bir değer taşımayacağının düşünülmesi, ayrıca taşınmazın 3083 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kuru ya da sulu niteliğinin Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü'nden sorulması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA 31.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy