(3402 S. K. m. 14) (4753 S. K. m. 1, 2)
Dava: Hürü ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair C Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 08.02.2002 gün ve 318/95 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, 136 ada 17 parselin tapu kaydının kısmen iptali ile adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Hazine vekili, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan mer'a toprağı olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 12.07.2001 günlü krokide B harfi ile gösterilen 30250 m2 yere ait tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz bölümünü kapsayan 140500 m2 yüzölçüme sahip 136 ada 17 parselin kadastro tutanağında Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ham toprak olduğu, 40 nolu Toprak Tevzii Komisyonunca yapılan çalışmalar sırasında Kırkışla köyü çalışma alanında kaldığı açıklanmak suretiyle 08.08.1994 tarihinde ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, tespitten önceki kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Yerel bilirkişi ve tanıklar dava konusu taşınmaz bölümünün 1968 yılından bu yana davacıların tasarrufu altında bulunduğunu, ziraatçı uzman bilirkişi taşınmazın 2.sınıf kültür arazisi niteliğinde olduğunu açıklaması üzerine mahkemece kazanma koşullarının oluştuğu ve davanın kanıtlandığı gerekçesiyle kabulüne karar verilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, taşınmazın mer'a norm kararının dışında kaldığı, tespit tarihine kadar davacılar tarafından 20 yıldan fazla süre ile kültür arazisi olarak tasarruf edildiği yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından ifade edildiğine göre, aşağıda belirtilen hususlar dışında davanın kabulüne karar verilmesinde kanuna aykırı bir yön görülmemiştir.
Kadastro tutanağındaki açıklamalara göre, taşınmazın bulunduğu yerde 4753 sayılı Kanun hükümleri uyarınca oluşturulan 40 nolu Toprak Komisyonunca faaliyet gösterildiği ve taşınmazın Kırkışla köyünün çalışma alanı içinde kaldığı gerekçesiyle belirtme dışı bırakıldığı açıklanmıştır. Tapu kaydına göre, dava konusu yer Yapalı köyü çalışma alanında bulunmaktadır. Kadastro tutanağındaki açıklamalar gözönünde tutularak Kırkışla köyünde 4753 sayılı Kanun hükümleri uyarınca çalışma yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise buna ait belirtmelik, pafta ve sicil oluşturulmuşsa tapu kaydına ait bilgilerin Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü'nden istenilmesi, bu belgelerin dava konusu yere uygulanmak suretiyle niteliğinin belirlenmesi, ayrıca sınırında yer alan 137 ada 2 ve 164 ada 5 parsellere ait kadastro tutanağı ve dayanak belgelerin getirtilip bunlara göre dava konusu taşınmaz yönünün nasıl gösterildiğinin belirlenmesine çalışılması gerekmektedir.
Bundan ayrı; dava konusu taşınmaz bölümü 136 ada 17 parselin ortasında kalan bir yer olup iptal ve tescil hükmü ile taşınmazın üç ayrı bölüme ayrıldığı görülmüştür. Krokiden de görüleceği üzere dava nedeniyle geriye kalan taşınmaz bölümleri bağımsız iki taşınmaz niteliğini kazanmıştır. Bu durum gözönünde tutularak geriye kalan taşınmaz bölümlerinin belirlenen miktarları ile Hazine adına ayrı ayrı tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması da yerinde görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA 01.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy