(3402 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 259) (4721 S. K. m. 713)
Dava: Feyyaz Gök ile Hazine ve Bağözü Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Gercüş Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 05.02.2003 tarih ve 131/5 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı köy temsilcisi, yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, aşağıda belirtilen husus dışında davalı Hazine temsilcisinin sair temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Dava, tapusuz taşınmazın tapuya tescili isteğine ilişkindir. Bu tür uyuşmazlıklarda kazanmayı sağlayan zilyetliğin Hazineye karşı kanıtlanması gerekir. Somut olayda; tanık dinlenilmeden yerel bilirkişinin sözlerine dayanılarak hüküm kurulmuştur. 3402 s. Kadastro Yasasının 14. maddesi hükmüne göre; zilyetliğin yerel bilirkişi tanık sözleri ve belgelerle kanıtlanması mümkün ise de, somut olayda yerel bilirkişinin sözleri kazanmayı sağlayan zilyetlik bakımından hüküm vermeye yeterli değildir. Mahkemece, yargılama oturumunda tanık dinlenilmiştir. HUMK. nun 259. maddesi hükmüne göre; taşınmaza ait uyuşmazlıklarda tanıkların taşınmazın başında dinlenilmesi gerekir. Anılan hüküm gözönünde tutulmaksızın yargılama oturumunda tanığın dinlenilmiş olması doğru değildir. Davacı, dilekçesinde tanık deliline dayandığından kendisine tanıklarını liste halinde vermek üzere süre ve imkan tanınması, ondan sonra yerel, teknik bilirkişiler aracılığıyla yerinde yeniden keşif yapılmak suretiyle tanıklardan davacının dava konusu taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin başlangıcı, süreci ve niteliğinin sorulması,
Teknik bilirkişi tarafından düzenlenen krokide koordinatlı olduğu durumda ölçeksizdir. TMK. nun 713. maddesinin son fıkrası hükmüne göre; uzman bilirkişilerce düzenlenen krokinin teknik bilgileri içermesi gerekir. Taşınmazın kapsamının belirlenmesi ve uygulamanın sağlanabilmesi için, krokinin ölçekli olarak düzenlenmesi gereklidir. Bu noksanlık gözönünde tutularak teknik bilirkişinin taşınmazın ölçekli krokisi düzenlemesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması; gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerle HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, 15.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy