(4721 S. K. m. 706) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26)
Dava: Aziz Anik ile Cemil Anik aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Van 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 28.05.2003 gün ve 209/272 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11.11.2003 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat Abdulmetin Yıldırım geldi. Tebligata rağmen başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya sonra verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 1136 ada 6 parseli davalı ile birlikte satın aldıklarını ileri sürerek tapu kaydının ½ oranında iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazı davacı ile birlikte satın aldığını, ancak davacıya arsa niteliğinde bulunan taşınmazın verildiğini, üzerinde ev bulunan dava konusu yerin adına tescil edildiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, tapulu bir taşınmazın haricen satış ve devrinin geçersiz bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 1136 ada 6 parsel 16.09.1997 tarihinde tapudaki satış ve devir ile davacıya geçmiştir. Akit tablosundaki bilgiler ve geldilerine göre dava konusu yer 15.07.1991 tarihinde tapuda kayıtlı bulunan bir yerdir. Davacı dilekçesinde dava konusu taşınmazı 31.07.1997 tarihinde davalı ile birlikte satın ve devraldıklarını bildirmiştir. Harici satışın yapıldığı tarihte dava konusu yer tapuda kayıtlı bulunmaktadır. TMK. nun 706, Borçlar Kanununun 213 ve Tapu Kanununun 26. maddesi hükümlerine göre tapulu bir taşınmazın haricen satış ve devri geçersizdir. Davacının haricen satın aldığını ileri sürdüğü tarihte taşınmaz tapuda kayıtlı bulunduğuna göre açıklanan hükümler karşısında harici satışın hukuken geçerli olduğu kabul edilemez. Az öncede açıklandığı üzere davalı bu yeri tapuda satın ve devralmıştır. Tüm bunlardan ayrı birlikte satın almanın inanca dayalı bir işlem niteliğinde bulunduğu yöntemine uygun bir biçimde kanıtlanmamış bulunduğuna göre davanın reddine karar verilmiş olmasında kanuna aykırı bir yön görülmemiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 7.880.000 lira peşin harcın onama harcına mahsubuna 11.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy