(6831 S. K. m. 1, 2/B, 17) (4721 S. K. m. 713/1)
Gani ile Hazine, A...Köyü Muhtarlığı, Orman idaresi, Ahmet, Makbule ve Hayri aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Demirköy Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 17.4.2003 gün ve 39/19 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman idaresi temsilcileri taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine ve Orman idaresi temsilcileri, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle 113.4.2001 günlü krokide B harfiyle gösterilen 17358,62 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine ve Orman idaresi temsilcisi taraflarından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, dava konusu taşınmazın dava tarihine kadar davacı tarafından 20 yıldan fazla süre ile tarla olarak tasarruf edildiği yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından ifade edildiğine göre, aşağıda belirtilen hususlar dışında davalı Hazine ve Orman idaresi temsilcilerinin temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Dosya arasında bulunan orman sınırlandırma harita ve tutanakları, ormancı bilirkişi tarafından düzenlenen 4.5.2001 havale tarihli rapor ve krokiye göre; dava konusu taşınmazın LX numaralı kapalı poligon içerisinde orman olarak dışarı çıkarılan alanda kaldığı bildirilmiştir. Mahkemece, taşınmazın ormanla ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bu bakımdan yapılan inceleme yetersizdir. Orman idaresince gönderilen orman sınırlama harita ve tutanakları ile ormancı bilirkişinin raporundaki açıklamalara göre, tescil konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1968 yılından önce orman sınırlama çalışmalarının yapıldığı ve aynı sene kesinleştiği bildirilmiş, ormancı bilirkişi raporunda da orman sınırları dışarısına çıkarılan bir yer olduğu açıklanmıştır. Nitelik kaybı sebebiyle orman dışına çıkarılan yerlerden olup olmadığı gereği gibi araştırılmadığı gibi buna ait harita ve belgeler de getirtilmemiştir. Gerçektende bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle orman dışına çıkarılan bir yer 6831 sayılı Orman Kanununun 1.-maddesi hükmü uyarınca orman sayılmaz. Bu tür yerler Hazine lehine orman dışına çıkarılır. Hazine tarafından tapuya tescil edilmediği sürece böyle bir yer üzerinde geçen zilyetlik kazanma sağlar. Daha açık bir deyimle; orman dışına çıkarılan bir yerin çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile tasarruf edilmiş olması zilyedine tescil hakkını verir. Somut olayda bu yönler araştırılmamıştır. Taşınmazın orman dışına çıkarılan yerlerden olup olmadığı, böyle bir yer ise çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar koşullarına uygun olarak tasarruf edilip edilmediğinin araştırılıp belirlenmesi gerekir. Tüm bunlardan ayrı kazanma koşulları oluşmuş olsa bile, taşınmazın kapalı poligon içerisinde kaldığı açıklandığına göre, 6831 sayılı Orman Kanununun 17. maddesi hükmünün de uyuşmazlığın çözümünde gözönünde tutulması;
Dava tapusuz taşınmazın TMK.nun 713/1. maddesi hükmü uyarınca tescili isteğine ilişkindir. Bu maddeye dayanılarak tapuya tesciline karar verilebilmesi için aynı maddenin 4. ve 5. fıkrasında yazılı yerel ve gazete ilanlarının yapılması, öngörülen sürelerin dolmasının beklenilmesi;
Ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Davalı Hazine ve orman idaresi temsilcilerinin yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün HUMK. nün 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA ve 7.880.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz edenlerden Orman idaresine iadesine, 3.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy