(743 S. K. m. 639, 641) (3402 S. K. m. 14, 17)
Dava: Necmettin ile Hazine ve K Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının reddine dair E l.Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 08.04.2003 gün ve 51/230 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili 16.10.2001 havale tarihli dava dilekçesinde, mevkii ve sınırları yazılı tahmini on dönüm miktarlı taşınmazı, 11.03.1977 tarihli noterlikte düzenlenen "gayrimenkul satış ve zilyetliğin devri" sözleşmesiyle, babası Mustafa tarafından, satıcı Ali den satın alındığını, daha sonra da vekil edenine hibe edildiğini, zilyetliğin 20 yılı aşkın zamandan beri müvekkilinde olduğundan TMK.nun 639. maddesi uyarınca vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisine dava dilekçesi yöntemine uygun olarak tebliğ edildiği halde oturumlara katılmamış ve yanıt vermemiştir.
Davalı Hazine vekili ise; tescili talep edilen taşınmazın sınırlarında mer'a, orman ve hali arazi bulunduğunu, bu gibi yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağını savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu yerin kum ocağı olduğundan bahisle TMK.nun 641. maddesi ve 516 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 13/b fıkrası ve Taş Ocakları Nizamnamesiyle 6664 sayılı Kanun hükümleri uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan kanıtlar, tüm dosya içeriği, özellikle keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık anlatımlarına göre; dava konusu yer Ali nin zilyetliğinde iken davacının babası Mustafa'ya noter senediyle satılarak zilyetliğinin devredildiği ve davacı ile babasının burada 20-22 yıl önceden başlayarak kum ocağı işlettikleri, babası Mustafa'nın ölümünden sonra da taksimen davacıya kaldığı, onun da 20 yılı aşkın zamandan beri zilyet olduğu; çekişmeli taşınmazın 1956 yılındaki tapulamada "değirmentaşları mevkiinde Devlet ormanı" olarak tescil harici bırakıldığı tartışmasızdır.
Uyuşmazlık, tescili talep edilen yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığında toplanmaktadır. Bir başka anlatımla, önceden tarım arazisi iken kum ocağı olarak işletilmesi ve tarım toprağının tümüyle alınarak kumluk, taşlık, çukur ve tepelik niteliğini alan bu yerin tescil edilip edilemeyeceğinde odaklanmaktadır.
Somut olayla ilgili olarak yerel mahkeme kararının gerekçesinde TMK.nun 641.maddesi ile 516 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 13/b fıkrasına ve Taş Ocakları Nizamnamesiyle 6664 sayılı Yasaya atıfta bulunularak; çekişmeli yerin kum ocağı olduğu ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden bulunduğu bu gibi yerlerin zilyetlik ve imar-ihya yoluyla kazanılamayacağına değinilmiş ise de; dava konusu yerin davacı ve babası tarafından kum ocağı olarak işletildiği, 6664 sayılı Yasa ve Taş Ocakları Nizamnamesine uygun bir işletme olmadığı, 516 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin Anayasa Mahkemesinin 25.11.1993 gün ve 1993/47 E.- 49 K.sayılı kararıyla iptal edildiği, 543 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 19.06.1994 tarihinde yürürlüğe girdiği, çekişmeli yerin bu Kararnamenin l3/b maddesi kapsamında belirtilen şekilde kiraya verilmediği açıktır.
Kural olarak, mer'a, orman, dere ve çay yatakları, kıyılar, göl ve denizler ile koruma makilikleri özel mülkiyete konu olamazlar. Buna karşılık, koşulları oluştuğu takdirde makilik alanlar, taşlık ve hali arazi vs. gibi yerlerin kazandırıcı zamanaşımı ve imar-ihya yoluyla kazanılması olanaklıdır. Bu olayda, dava konusu yerin önceki konumu dikkate alındığında; 3402 sayılı Kanunun 14. ve 17. maddeleriyle, MK.nun 639/l. ( 713/l. ) maddesi kapsamına göre kazanılması olanaklıdır. Ne var ki, kum ocağı olarak işletilmesiyle bu yerin tarım toprağı alınmıştır. Burada çukurlar, tepecikler oluşmuş ve taşlık arazi haline gelmiştir. Bir başka anlatımla, ekonomik yarar sağlanamayacak haldedir. Öyle ise, böyle bir yerin tescili olanaklı değildir.
Sonuç: Hal böyle olunca, sonucu bakımından doğru olan yerel mahkeme kararının açıklanan gerekçelerle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 7.880.000 lira peşin onama harcına mahsubuna 01.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy