(2924 S. K. m. 2)
Dava: Ayşe ile Hazine ve Mustafa aralarındaki beyanlar hanesi iptali ve tescili davasının kabulüne dair ( Köyceğiz Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 6.11.2002 gün ve 318-318 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili ve Mustafa vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Hazine adına kayıtlı 1065 parselin beyanlar hanesindeki davalı Mustafa adına yazılı şerhin kaldırılmasına, kendisinin zilyet olduğunun yazılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı Mustafa, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı hazine vekili ile davalı Mustafa taraflarınca temyiz edilmiştir.
Dava konusu parsele ait kadastro tutanağında, 6831 sayılı Orman Kanununun değişik 2/B maddesi uyarınca nitelik kaybı sebebiyle orman dışına çıkarılan yerlerden olduğu açıklanarak 6.5.1997 tarihinde Hazine adına tapuya tescil edilmiş, beyanlar hanesinde "İş bu parsel Mustafa ile Ayşe kullanımdadır" denilmiştir. Davacı beyanlar hanesindeki davalı Mustafa'ya ait şerhin kaldırılarak tamamında kendisinin zilyet olduğunun tesciline karar verilmesini istemiştir. Taşınmaz 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi hükmü uyarınca nitelik kaybı sebebiyle orman dışına çıkarılan yerlerden bulunması nedeniyle yapılan kadastro üzerine Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Taşınmazın kadastro tutanağında belirlenen niteliği ve tespit şekline göre, beyanlar hanesindeki şerhin kaldırılmasına ilişkin uyuşmazlıklar bakımından 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında 4127 sayılı Kanun hükümleri gözönünde tutularak çözüme kavuşturulması gerekir. 4127 sayılı Kanunun 2. fıkrasında kadastro çalışmaları sırasında fiili kullanım durumuna göre sınırlandırılması ve Hazine adına tespit yapılacak bu yerler üzerindeki muhdesat ile tasarruf edenlerin isimleri kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilir denilmiş, aynı maddenin 3. fıkrasında yararlanacak kişilerin hak sahibi olabilmesi için orman köyü nüfusuna kayıtlı olmaları ve bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren geriye yönelik en az 5 yıl müddetle o yerde ikamet etmeleri gerektiği belirtilmiştir. Yararlanma bakımından kanunda öngörülen koşulların oluşup oluşmadığı mahkemece araştırılmadan hüküm kurulmuştur. Yukarıda yapılan açıklamalar ve uyuşmazlığın çözümünde gözönünde tutulması zorunlu numarası açıklanan kanun hükümleri nazara alınarak öngörülen koşulların oluşup oluşmadığının araştırılması gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA ve 477.000.000.- lira peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı Mustafa'ya iadesine, 30.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy