(1086 S. K. m. 53, 237)
Dava: Süleyman ile davalı Hazine ve A Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Ş Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 30.10.2002 gün ve 178/176 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 11.10.2001 havale tarihli dava dilekçesinde, mevkii ve sınırları yazılı 140 m2'lik taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak müvekkili adına tescilini istemiştir.
Davalı köy tüzel kişiliği temsilcisi, çekişmeli yerin köy orta malı ve mer'a olduğunu savunmuştur. Ayrıca, davacının mer'aya tecavüz eylemi sabit olduğundan Sulh Ceza Mahkemesince hükümlülüğüne karar verildiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine temsilcisi tebligata rağmen oturumlara katılmamış ve yanıt vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, teknik bilirkişinin krokisinde A harfiyle gösterilen yerin davacı adına tapuya tesciline, B harfiyle işaretli yerle ilgili davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün redde ilişkin bölümü süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Köy orta malı mer'aya elatmaktan ötürü davacı hakkında Ş Sulh Ceza Mahkemesine açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, 20.04.2001 gün ve 81/74 esas ve karar sayılı hükümle davacının hükümlülüğüne karar verilmiş, hüküm davacının temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesince onanarak kesinleşmiştir. Yapılan uygulamayla tescili istenilen taşınmaz bölümlerinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı Ceza Mahkemesinin kesinleşen hükmüne konu olan yerle aynı olduğu saptanmıştır. HUMK.nun 53.maddesi hükmüne göre; hükümlülüğe ilişkin Sulh Ceza Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı hükmü eldeki bu dava bakımından kesin hüküm oluşturur. Taşınmazın hükmen mera olduğu belirlenmiş bulunduğuna göre tescili mümkün olmaz. Ne var ki; teknik bilirkişinin düzenlemiş olduğu krokide A harfi ile gösterilen bölümün davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün bu bölümü temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Hükmün temyiz edilen bölümüne gelince: Az öncede açıklandığı üzere, reddedilen taşınmazın köy orta malı mer'a olduğu kesinleşen Sulh Ceza Mahkemesinin hükmüyle belirlenmiş bulunduğuna göre bu yer hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Sonuç: Davacı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün redde ilişkin bölümünün ONANMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına ve aşağıda dökümü yazılı 20.720.000 lira peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 33.280.000 liranın temyiz edenden alınmasına 18.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy