(743 S. K. m. 639)
Dava: Ali ve Mehmet ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair G Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 27.08.2003 gün ve 190/44 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, 120 ada 132 parsel içinde kalan 8500 m2 yere ait tapu kaydının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle teknik bilirkişinin krokisinde belirtmiş olduğu 5998.94 m2 yere ait tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz bölümünü kapsayan 894236 m2 yüzölçümlü 120 ada 132 parsel, hiç kimsenin zilyet ve tasarrufu altında bulunmadığı, kadimden beri Hazineye ait olduğu, ileride tarım arazisine dönüştürülebilir ve ekonomik yarar sağlanabilir yerlerden olduğunun anlaşılması üzerine 3402 sayılı Kadastro Kanununun 18. maddesi hükmü uyarınca 27.01.1993 tarihinde ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş, daha sonra ham toprak sözcükleri silinmek suretiyle "hükmen orman" denilmiştir. Tapu kaydına göre 384236 m2 yüzölçümlü 132 parselin orman niteliği ile Hazine adına 18.10.1994 tarihinde tapuya tescil edildiği görülmüştür. Hazine vekilinin savunmasında ileri sürmüş olduğu G Kadastro Mahkemesinin 1993/27 esas 1993/26 karar sayılı kararın fotokopi örneğinden Orman İdaresinin 20.05.1993 tarihinde Hazine aleyhine açmış olduğu tespite itiraz davası sonunda 15.11.1993 gün ve yukarıda esas ve karar numarası yazılı hükümle 120 ada 132 parselin niteliğinin orman olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
Geri çevirme üzerine taşınmazın cinsinin düzeltilmesine ilişkin Kadastro Mahkemesi dava dosyasının bulunmadığı bildirilmiş ise de, Tapu Sicil Müdürlüğünün dosya arasında bulunan 11.11.1997 günlü karşılık yazısında esas ve karar numarası yazılı Kadastro Mahkemesi dava dosyasının G Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995 / 104 esas nolu dosyasına gönderildiği, henüz iade edilmediği bildirilmiştir.
Davacı tespitten önceki kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, yerel bilirkişi ve tanıklar kabulüne karar verilen taşınmaz bölümü üzerinde davacının tespit tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla süre ile tasarrufta bulunduğunu, birbirini doğrulayan uzman ormancı bilirkişilerin düzenlemiş oldukları raporlarda taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirmeleri üzerine mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Az öncede açıklandığı üzere dava konusu taşınmaz bölümünü kapsayan 132 parselin Orman İdaresi ile Hazine arasında geçen dava nedeniyle niteliği değiştirilmiş, orman olarak düzeltilmiştir. Orman sayılan bir yerin kazandırıcı zamanaşımı, zilyetlik veya başka bir yoldan kazanılması mümkün olmaz. Davacı tarihi ve sayısı açıklanan hükümde taraf durumunu almamış ise de, taşınmazın niteliğini belirleyen bu hüküm herkes için güçlü delil teşkil eder.
Ancak böyle bir sonuca ulaşmak için hükmün bir inceleme sonucu verilmiş olması gerekir. Bu yön gözönünde tutularak yukarıda tarihi ve sayısı yazılı Kadastro Mahkemesi dava dosyasının temini, bu dosyadaki yapılan inceleme ve belirlemeler gözönünde tutularak davacının bu hükümle bağlı tutulup tutulmayacağının tartışılıp değerlendirilmesi, gerekir ise yeniden ormancı bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılmak suretiyle taşınmazın tespit tarihinden önceki niteliğinin kesin olarak belirlenmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, 02.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy