(743 S. K. m. 618) (4721 S. K. m. 683)
Dava: Osman ile Turan aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair R l.Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 22.05.2003 gün ve 430/229 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 26.11.2002 havale tarihli dava dilekçesinde, mevkii ve sınırları yazılı taşınmazına, davalıya ait binanın çatı sularıyla serenderinden akan yağmur sularının çay bahçesinde önemli ölçüde tahribat yaptığından; davalının müdahalesinin önlenmesine ve 3.000.000.000.-TL tazminatın yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf, davacının taşınmazına zarar vermediğini ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, davalıya ait çatı sularının bir foseptik çukurunda toplanmasına ve tazminatla ilgili talebin reddine karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya içeriği, özellikle 24.04.2003 havale tarihli teknik bilirkişi Mehmet in rapor ve eki krokisinden anlaşılacağı üzere: Davalıya ait binanın çatısından akan yağmur sularının bir boru ile toprak arka bağlandığı, yine kuzeydeki ahşap serenderden akan yağmur suları ile dağ yamaçlarından kendiliğinden doğal olarak akan yağmur ve kar sularının davacıya ait çaylığın içerisinden geçen toprak arktan tahliye edildiği tartışmasızdır. Uyuşmazlık, gerek kuzeydeki dağ yamaçlarından kendiliğinden doğal biçimde akan kar ve yağmur sularıyla, davalının binası ve serenderinden akarak toprak arka yönlendirilen kar ve yağmur sularının davacıya zarar verip vermediğinde toplanmaktadır.
Öyle ise mahkemece, jeolog bilirkişi huzuruyla, yerinde, yeniden keşif yapılarak zeminde mevcut olan toprak arkın normal yağış rejiminde bu yöne doğru doğal olarak akan yağmur ve kar sularının tahliyesine yeterli olup olmadığı, bu arka bağlanan davalıya ait binanın ve serenderinin çatı sularının arktan kendiliğinden akmakta olan yağmur ve kar suyunun debisini değiştirip değiştirmeyeceği, bu suların katılmasıyla arkın tahliyeyi gerçekleştirip gerçekleştirmeyeceği ve hangi önlemler alındığında davacıya ait çay bahçesine zarar vermeyeceği konularında kapsamlı rapor alınması, tüm bu olguların keşfi izlemeye ve infazı sağlamaya elverişli olacak şekilde teknik bilirkişiye düzenlettirilecek ölçekli kroki ve rapora yansıttırılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken böyle bir araştırmayı içermeyen incelemeyle yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerden ötürü HUMK.nun 428.maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA ve 7.880.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 18.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy