(743 S.K. m. 618) (4721 S.K. m. 683)
Dava: Derviş ile Haydar ve müşterekleri aralarındaki el atmanın önlenmesi davasının reddine ilişkin Reşadiye Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 26.3.2002 gün ve 95/30 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmaza davalının el atmasının önlenilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Haydar vekili ile diğer davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına ve dava konusu taşınmaza davalı İhsan ve Cafer'in herhangi bir el atmaları belirlenmemiş bulunduğuna göre, onlar hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının reddi ile davalı İhsan ve Cafer hakkındaki hüküm bölümünün ONANMASINA,
Diğer davalılar hakkındaki davacı vekilinin temyiz itiralarına gelince: Davacı vekili dava konusu taşınmazın vekil edenine ait olduğunu, davalıların haksız olarak el attıklarını ileri sürerek korunmasını istemiş olmasına karşın, davalı Haydar, 30.7.2001 günlü layıha ile taşınmazın davacıyla ilgisinin bulunmadığını, babası İsmail'den kendisine kaldığını, 25-30 yıldan bu yana malik sıfatı ile zilyed olduğunu, diğer davalı Medine de; taşınmazın Haydar'a ait olduğunu, ona bağlı olarak zilyed olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır. Yerel bilirkişi ve tanıklar; dava konusu taşınmazın davacının zilyedliğinde olduğunu bildirmişlerdir. Yerel bilirkişi ve tanık anlatımları karşısında mahkemenin red gerekçesi dayanaksız kalmaktadır. Davacının zilyedliğine davalıların eylemli olarak karşı koymaları olmasa dahi, sözlü sataşma da el atma niteliğindedir. Toplanan deliller ve dosya içeriği göz önünde tutularak davalı Haydar ve Medine hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün davalı,Haydar ve Medine'ye ilişkin bölümünün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 4.960.000 lira peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2.920.000 liranın temyiz edenden alınmasına 20.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy