(1086 S. K. m. 237) (3402 S. K. m. 12)
Dava: Necati ile Hazine ve K Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair K l. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 26.02.2003 gün ve 338/81 sayılı hükmün Yargtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava konusu 117 numaralı parselin, annesine ait dava dışı 120 parselle bir bütün olduğunu, miktar fazlası olarak 117 parselin Hazine adına tescil edildiğini açıklayarak, 117 parselin 12.000 m2 lik kısmının tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, kesin hüküm itirazında bulunmuş, K Kadastro Mahkemesinin 1981/70 esas, 1991/12 karar sayılı ilâmına dayanmıştır.
Mahkemece, hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili, taşınmaza ilişkin tutanağın 03.07.1981 tarihinde kesinleşmediğini 29.01.1996 tarihinde kesinleştiğini, dolayısıyla hak düşürücü süre geçmeden dava açtıklarını açıklayarak hükmü temyiz etmiştir.
K Kadastro Mahkemesinin 1981/70 esas, 1991/12 karar sayılı dava dosyasında bulunan dava konusu 117 parsele ait tapulama tutanağında bu parsele ilişkin tutanağın dava açılmadığından kesinleşmediği şerhini taşıdığı görülmektedir. Dava konusu parselle ilgili Kadastro Mahkemesine davacı tarafından açılan dava sonucu verilen karar 29.01.1996 tarihinde kesinleşmiştir.
Gerçek hak sahibi araştırılıp belirlenmedikçe taşınmaza ilişkin iptal ve tescil davalarında hasmın belirli olduğundan söz edilemez. Bu nedenle Kadastro Mahkemesinde açılan tespite itiraz davası sonucunda malik belirleneceğinden tutanağın kesinleşme tarihi de Kadastro Mahkemesinin vermiş olduğu kararın kesinleşme tarihidir. Dolayısıyla dava dosyası itibariyle tutanağın kesinleşme tarihi Kadastro Mahkemesi kararının kesinleştiği 29.01.1996 tarihidir. Bu tarih itibariyle hak düşürücü süre dolmamıştır. Mahkemece hak düşürücü sürenin dolmuş olduğundan bahisle davanın reddi doğru değildir.
İncelenen K Kadastro Mahkemesinin 1981/70 esas sayılı dava dosyasında davacı olan Mehmet 137 parsele bitişik olarak 117 parselden yer istemiş, elde bulunan derdest davada ise davacı Necati 120 parselle sınır olan 117 parselden 12.000 m2'lik yerin iptal ve tescilini talep etmiştir. Bu hale göre celp edilen Kadastro Mahkemesi dosyasının derdest dava yönünden davanın tarafları, sebebi ve dava konusu bakımından HUMK.nun 237. maddesi anlamında kesin hüküm sonuçlarını doğurup doğurmayacağı üzerinde durulması, taraf delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak hüküm verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile eksik incelemeye dayalı usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA ve 7.880.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 18.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy