(3402 S. K. m. 20)
Dava: Yusuf Şimşek ile Hazine ve Bozhüyük Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair İhsaniye Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 20.02.2003 tarih ve 71/12 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, adına tespit gören 10 numaralı parsel ile bir tüm olan dava konusu 18 numaralı parselin mer'a olarak sınırlandırıldığını açıklayarak 18 parsele ilişkin sınırlandırmanın iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü Hazine vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu 18 numaralı parsel, 106 ada 10 numaralı parsele uygulanan 1241 tahrir numaralı vergi kaydının doğu hududunu mer'a okuması sebebiyle miktar fazlası mer'a olarak sınırlandırılmıştır. Dava dışı 10 numaralı parsele uygulanan 1937 gün 1241 numaralı vergi kaydının mükellefi davacının annesi Bekir karısı Kezban Şimşek'dir. Dosyada mevcut İhsaniye Özel İdare Müdürlüğü'nün 24.07.2002 gün 208 s. cevabı yazısı ile gönderilen 1241 tahrir numaralı vergi kaydın da sahibi Bekir karısı Şimşek olarak gösterilmiştir. Bu vergi kaydı kadastro tutanaklarındaki vergi kayıt malikini doğruladığı gibi davacının dava dilekçesinde babasının adını Bekir olarak göstermesinden de taşınmaza uygulanan gerçek vergi kaydı olduğu sonucunu doğurmaktadır. Mahkemece bu vergi kaydı dikkate alınmamıştır.
Mer'a sınırı değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlardandır. Bu nitelikteki sınırları taşıyan kayıtlar 3402 s. Yasanın 20. maddesine göre kural olarak miktarı ile geçerlidir. Kadastro çalışmaları sırasında vergi kaydına karşılık davacıya yer verilmiştir. Dayanılan vergi kaydının doğu hududu nizalı taşınmaz yönünü mer'a olarak göstermektedir. Ayrıca taşınmazın doğu hududunda 106 ada 9, 106 ada 22, 104 ada 1 parsel numaralı eylemli mer'alar da vardır. Taşınmazın öncesinin mer'a olmadığına dair iddianın aynı derecede kuvvetli bir delille ispatı gerekir. Davacı bu biçimde bir belge ibraz edemediğine göre taşınmazın öncesinin mer'a olmadığına dair tanık beyanlarına itibar edilemez. Mer'alar Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki kamu malı niteliğinde orta mallarından olup özel mülkiyete konu edilemeyeceklerinden zilyetlik ve kazandırıcı zaman aşımı yolu ile iktisap edilemezler. Davanın bu sebeple reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile eksik incelemeye dayalı usul ve kanuna aykırı hükmün HUMK. nun 428. maddesi hükümü uyarınca BOZULMASINA, 24.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy