(3402 S. K. m. 9)
Dava: Ümraniye Şimşek ve müşterekleri ile Derviş Selçuk ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Boğazlıyan 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 03.06.2003 gün ve 17/103 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, ortak miras bırakan Rıza'dan kalan dava konusu parsellerin kadastro çalışmaları sırasında davalıların miras bırakanları Derviş ve Hüseyin adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak vekil edenlerinin miras payı oranında iptal ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar vekili ile yargılama oturumuna katılan diğer davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava konusu parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile dosya arasındaki mirasçılık belgesindeki paylar oranında miras bırakan Rıza mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, bir kısım davalılar vekili Av. Mustafa Gemici tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro tutanaklarında tarih ve sayısı yazılı tapu kayıtları ve vergi kayıtlarına dayanılarak dava konusu 109 ada 6, 111 ada 47, 113 ada 22, 119 ada 7, 125 ada 4 ve 64 , 129 ada 120, 145, 130 ada 32, 131 ada 46, 118 ada 59, 130 ada 19 ve 58 bir kısım davalıların yakın miras bırakanı Hüseyin; 109 ada 5, 113 ada 39, 118 ada 7, 119 ada 8, 120 ada 5, 125 ada 5, 118 ada 58, 130 ada 20 ve 59 parseller davalı Derviş adına; 110 ada 3 ve 129 ada 104 parseller Hüseyin adına; 110 ada 2 ve 129 ada 103 parseller de üçüncü kişiler adına bulunan vergi kayıtları ve satın almaya dayalı olarak Hüseyin ve Derviş adına ortak miras bırakan adına yazılı 1937 tarihli vergi kayıtları ve satışlara dayanılarak 109 ada 7, 110 ada 10, 111 ada 30, 112 ada 11, 79, 88, 99, 108, 113 ada 21, 117 ada 8, 118 ada 16, 78, 119 ada 13, 120 ada 13, 122 ada 6, 124 ada 5, 125 ada 7 ve 69, 127 ada 293, 47, 48, 74, 129 ada 119, 144, 130 ada 31, 131 ada 45, 60, 133 ada 6 parseller Hüseyin adına; 109 ada 4, 110 ada 11, 111 ada 31, 112 ada 98, 124, 12, 78, 113 ada 38, 114 ada 6 ve 10, 117 ada 10, 118 ada 38, 15, 82, 86, 119 ada 12, 120 ada 14, 122 ada 5, 124 ada 4, 125 ada 6, 127 ada 46 ve 292, 133 ada 7 parseller de davalı Derviş; 137 ada 1 ve 2, 138 ada 1, 142 ada 2 ve 5, 143 ada 6 ve 5 parseller de senetsizden Hüseyin ve Derviş adına tespit ve tescil edilmişlerdir.
Davacılar vekili, 20.06.1963 tarihinde ölen ortak miras bırakan Rıza'nın terekesinin taksim edilmediğini ileri sürerek vekil edenlerinin miras payları oranında iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Yerel bilirkişi ve tanıkların ayrıntılı bir açıklamada bulunmaksızın dava konusu yerlerin Rıza'dan kaldığını bildirmeleri üzerine, mahkemece, tüm parsellere ait tapu kayıtlarının iptali ile ortak miras bırakan Rıza mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamalar, mirasçılık belgesi ve toplanan delillere göre dava 1963 yılında ölen Rıza'nın mirasçıları arasında görülmekte olan bir davadır. Bu durumda, dava ve istekte bulunan mirasçıların payları gözetilerek iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken, davası olmayan diğer mirasçılara dava yöneltilmesi ve onların payları hakkında da iptal ve tescile karar verilmiş olması doğru değildir. Bundan ayrı; yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri de hüküm vermeye yeterli değildir. Yukarıda ada ve parsel numaraları ayrıntılı olarak belirtilen taşınmazların 4753 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tesis edilen tapu kayıtlarına dayanılarak davalı Derviş ile diğer bir kısım davalıların miras bırakanı Hüseyin adına, bir kısım parsellerin üçüncü kişiler adına yazılı emlak vergi kayıtları ve satışlara, diğer parsellerin de miras bırakan Rıza'nın satış ve devri ile kayıt maliklerine geçtiği açıklandığı halde ayrıntılı olarak tanıkların bilgisine başvurulmadan ve bu hususlar araştırılmadan davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Bundan ayrı; kayıt maliklerinden Hüseyin'in mirasçısı olan eşi Seçkin, dava konusu taşınmazların 10.01.1961 günlü satış ve devir sözleşmesi ile yakın miras bırakanı Hüseyin'e geçtiğini ileri sürdüğü halde bu husus üzerinde de durulmamıştır. Eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması açıklanan nedenlerle yerinde ve doğru görülmemiştir. İddia, savunma, kadastro tutanaklarındaki açıklamalar ve dava konusu parsellerin revizyon gören tapu ve vergi kayıtları gözönünde tutulmak suretiyle yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde ayrıntılı olarak araştırma yapılması, dava başarıya ulaştığı takdirde istekte bulunan davacıların payları oranında iptal ve tescile karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA ve 682.250.000.- lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 19.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy