(2863 S. K. m. 3, 11)
Dava: Celal ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair B. 1. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 26.06.2003 gün ve 369/356 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Celal vekili, 151 ada 157, 159, 190 ve 224 parsellerin kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal nedeni ile tapu kayıtlarının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili, taşınmazların özel mülkiyete elverişli olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 159 parsel hakkındaki davanın vazgeçme nedeni ile reddine, 157, 190 ve 224 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davanın davacı lehine kazanma koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile kabulü ile tapu kayıtlarının iptaline, davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine; hükmün, kabule ilişkin bölümü davalı hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazlar, 1993 yılında yapılan kadastroda 1. derece Arkeolojik sit alanı içinde kaldığından Hazine adına tespit ve tescil edilmişlerdir. Taşınmazlar başında yapılan keşifler sonunda Arkeolog bilirkişi tarafından düzenlenen 07.10.2002 ve 05.02.2003 tarihli raporlarda, taşınmazların 03.07.1987 tarih 3492 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulunun kararı ile birinci derecede arkeolojik sit alanı kapsamındaki (Gökçebel-Dirmil) Telmesos Antik Kent alanı içinde kaldığı belirtilmiştir. Bir yerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kazanılabilmesi için diğer edinme koşullarının yanında taşınmazın niteliğinin de kazanılmaya elverişli yerlerden olması gerekir. Eldeki davada, 2863 sayılı Yasa hükümleri göz önünde tutularak dava konusu parseller Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Bu durumda, uyuşmazlığın 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu hükümleri çerçevesinde çözüme kavuşturulması gerekir. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun dosya arasında bulunan 03.07.1987 gün ve 3492 sayılı kararında dava konusu yer ve çevresinin 1. derece arkeolojik sit alanı sınırlarındaki Telmesos Antik kenti kapsamında kaldığı belirlenmiştir.
Bir taşınmazın salt arkeolojik sit alanının içerisinde kalması onun kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile veya diğer bir mülkiyet belgesi ile kazanılmasına engel değildir. Ancak, edinme koşullarının ve taşınmaz niteliğinin edinmeye elverişli yerlerden bulunduğunun anlaşılması ve şartların gerçekleşmesi durumunda böyle bir yer kazanılabilir.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasında kültür varlıklarından, 2. fıkrasında da, tabiat varlıklarından ne anlaşılması gerektiği açıkça belirtilmiş, 3. fıkrasında da, sit alanının tarih öncesinden gönümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini taşıyan kent ve kent kalıntıları, önemli tarih hadiselerinin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ve korunması gerekli alanlar olarak tanımlamıştır. Maddenin 5. fıkrasında da, koruma alanı, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunması veya tarihi çevre içinde korunmalarında etkinlik taşıyan korunması zorunlu olan alan olarak ifade edilmiştir. Bu tanımlardan da anlaşılacağı üzere, arkeolojik sit alanı genelde çok geniş bir sahayı kapsamakta, kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanı ise sit alanı içerisinde, ancak daha küçük yüz ölçüme sahip kısımlarda kalmaktadır. Kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunması için zorunlu bulunan alanlardan oluşan bütünler, geçmişten günümüze intikal eden ve bugünden de yarın ki nesillere aynen devredilmesi gereken, yeri doldurulmaz çok değerli kültür arazileridir. Aynı Kanunun 11. maddesi ile de, yalnızca korunması zorunlu kültür ve tabiat varlıkları ile bunların koruma alanlarının zilyetlikle iktisap edilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Az önce de belirtildiği üzere, uyuşmazlık konusu parsellerin bulunduğu 1. derece arkeolojik sit alanı içerisinde Koruma Kurulu kararının ekli listede isim, nitelik ve yeri yazılı (Gökçebel-Dirmil) Telmesos Antik Kenti yer almaktadır. Aynı maddenin 3. fıkrasında da; sit alanı içerisinde bulunan taşınmaz kültür varlıklarının korunması gerekli taşınmaz ve kültür varlıkları olduğu açıklanmıştır. Tüm bu açıklamalara göre, dava konusu parseller ve çevresinin bulunduğu 1. derece arkeolojik sit alanı ile içerisinde bulunan anıt eserler 2863 sayılı Kanun hükümleri uyarınca korunması gerekli taşınmaz ve kültür varlıklarındandır. Aynı Kanunun 5. maddesinde de korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür varlıkları Devlet malı niteliğinde olup 11. maddeye göre de, zilyetlik yolu ile kazanılmaları mümkün değildir. Yukarıdan beri açıklanan madde ve hukuki olgular karşısında dava konusu taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile edinilmesi mümkün bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü yoluna gidilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA 02.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy