(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14, 17)
Feyzullah Türüdü ve müşterekleri ile Hazine ve Hacıobası Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının reddine dair Manavgat 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 05.03.2002 tarih ve 105/100 s. hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca tetkiki davacılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 29.04.2003 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacılar Yusuf Türüdü ve müşterekleri vekili Avukat Mehmet Çetin ve karşı taraftan Hazine vekili Avukat Gülderen Şahin geldiler. Tebligata rağmen başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Bir kısım eksikliklerden dolayı mahalline iade edilen dosya, tamamlanıp geri çevrilmekle, incelendi, gereği görüşüldü.
Davacılar vekili, mevkii ve sınırları belirli tapusuz taşınmazın vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili ve sair davalı Hacıoba köyü muhtarı, taşınmazın kısmen yol ve kısmen Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, tespit dışı bırakma gününden davanın açıldığı tarihe kadar kazanmayı sağlayan 20 senelik zilyetlik süresinin geçmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz, 1968 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında çalılık niteliğinde olduğu belirtilerek tespit dışı bırakılmıştır. Davacılar miras bırakanlarından gelen eklemeli zilyetliğe ve 13.2.1952 tarih 79 sıra no.lu tapu kaydının kapsamında kaldığını ileri sürerek taşınmazın adlarına tescilini istemişlerdir. Davacıların dayanak tapu kaydı çalışma alanı içerisinde kadastronun tamamlanmasıyla işleme tabi kayıt niteliğini kaybetmiş olup, ispat hukuku yönünden vergi kaydı gibi belge niteliğindedir. Zilyetlik ile birleşmedikçe tek başına mülkiyeti kazanmaya yetmez. Yargıtay'ın kararlılık kazanan uygulamalarına göre; tespit dışı bırakılan bir yerin, Türk Medeni Yasasının 713/1 ve 3402 s. Kadastro Yasasının 14 ve 17. maddesi hükümlerine göre tapuda tescil edilebilmesi için, tespit dışı bırakılma işleminin yapıldığı tarihten, dava gününe kadar 20 yıldan fazla süre ile anılan maddelerde belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerekir.
Somut olayda; toplanan delil ve belgelere göre; tespit dışı bırakılma işleminin yapıldığı 1968 yılından davanın açıldığı 20.02.1986 gününe kadar 20 senelik kazanma süresi dolmamıştır. Bu açıklamalara göre, kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiğinden söz edilemez.
Açıklanan sebeple davanın reddine karar verilmiş olmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı gün de yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 375.000.000 TL. Avukatlık ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil edilen davalı Hazineye verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 4.960.000.-lira peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 5.140.000.-liranın temyiz edenden alınmasına 10.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy