(1086 S. K. m. 275)
Dava: Osman Kortaş mirasçıları, Cengiz Kortaş ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Fethiye 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 21.01.2003 tarih ve 177/31 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar Cengiz Kortaş ve mirasçı arkadaşları vekili, 110 ada 1, 108 ada 2 ve 4 parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, taşınmazların sit alanı içerisinde kaldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenine dayanarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Dava konusu taşınmazlar, 1990 tarihindeki kadastrodan önce, 1938 gün 402 ve 404 tahrir numaralı vergi kayıtları, satış ve zilyetlik sebebi ile davacıların miras bırakanı Osman Kortaş adına tespit edilmiş, sonradan yapılan incelemede, sit alanı içerisinde kaldığı belirtilerek Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve davacı tanığı, davacıların tespitten geriye doğru 20 yılı aşan kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetliklerini açıklamışlar, ziraat bilirkişisi özel mülkiyete konu tarım arazisi olduğunu, ormancı bilirkişi orman sayılmayan arazi niteliğinde olduğunu, açıklamış, Arkeolog Bilirkişi Adnan Diler 30.11.2000 günlü raporunda; dava konusu taşınmazın yakınında Kelebek Vadisinin bulunduğunu, buranın ülkenin jeolojik ve doğal peyzajında ender görülebilen bir yapıda olduğunu, zengin bitki ve hayvan türlerinin bulunduğunu, bölge içinde Uluslararası Doğayı Koruma Birliğince tanımlanan nesli tükenmekte olan bitki ve hayvan türlerinin yaşadığını açıkladıktan sonra Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun 13.11.1982 gün 4020 s. kararı ile üçüncü derecede doğal ve arkeolojik sit alanı ilan edilen sahada kaldığını tespit etmiştir. Müze Müdürlüğü 31.05.2002 günlü karşılık yazısında, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgenin önce, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun 13.11.1982 gün 4020 s. kararı ile üçüncü derecede doğal ve arkeolojik sit alanı ilan edilen sahada kaldığını, daha sonra İzmir II numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 08.02.1995 gün 4603 s. kararı ile Kelebek Vadisi olarak anılan yerin çevresi ile birlikte birinci derecede doğal ve üçüncü derecede arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığını bildirmiştir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Öncelikle Müze Müdürlüğü'nün karşılık yazısında belirtilen İzmir II numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 08.02.1995 gün 4603 s. kararı ve ekleri bulunduğu yerden getirilerek dosya arasına konulmalı, daha sonra yerel, teknik ve uzman arkeolog bilirkişi marifeti ile taşınmaz başında keşif yapılarak zemine uygulanmalı, dava konusu taşınmazın son durumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde tespit edildikten sonra harita ve krokiye işaretlenmeli, deliller toplanıp tartışılarak değerlendirilmeli, oluşacak duruma göre karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan eksiklikler giderilmeden karar verilmesi usul ve kanuna aykırı görüldüğünden davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, 27.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy