(3402 S. K. m. 14)
Ferruh Özbali ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Fethiye 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 21.01.2003 tarih ve 440/33 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı Ferruh Özbali vekili, 107 ada 336 parselin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, taşınmazın sit alanı içerisinde kaldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenine dayanarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur. Dava konusu 107 ada 336 parsel, 29.08.1990 günlü kadastroda, 42 parsel numarası ile tesbit görmüş ve 16.08.1977 tarih, 18 sıra numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığı ancak hakkında Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1989/983 E. ile men'i müdahale davası açıldığı belirtilerek malik hanesi boş bırakılmış, sonra 1989/983 esas numaralı dosya Kadastro Mahkemesi'nin 1992/26 E. no.lu dosyasına görevsizlik ile gönderilmiştir. Kadastro Mahkemesindeki yargılama sırasında 42 parselin davaya konu taşınmaz olmadığı bildirilince kadastro işleminin tamamlanması için tutanak Kadastro Müdürlüğüne gönderilmiştir. Kadastro Müdürlüğü'nde 42 parsel, 336 ve 42 parsellere ifraz edilmiş ancak bu ifraz işlemine dayanak yapılan belgeler dosya arasına konulmamıştır. Öncelikle davalı taşınmazın öncesi olan 42 parselin ifrazına ait dayanak belgeler Tapu Sicil Müdürlüğü'nden getirilerek dosya arasına konulmalıdır.
Davanın esasına gelince; Taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve davacı tanıkları, davacının tespitten geriye doğru 20 yılı aşan kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetliklerini bildirmişler, ziraat bilirkişisi özel mülkiyete konu tarım arazisi olduğunu, ormancı bilirkişi orman sayılmayan arazi niteliğinde olduğunu bildirmiş, Arkeolog Bilirkişi Adnan Diler 30.11.2000 günlü raporunda; dava konusu taşınmazın yakınında Kelebek Vadisinin bulunduğunu, buranın ülkenin jeolojik ve doğal peyzajında ender görülebilen bir yapıda olduğunu, zengin bitki ve hayvan türlerinin bulunduğunu, bölge içinde Uluslararası Doğayı Koruma Birliğince tanımlanan nesli tükenmekte olan bitki ve hayvan türlerinin yaşadığını açıkladıktan sonra Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun 13.11.1982 gün 4020 s. kararı ile üçüncü derecede doğal ve arkeolojik sit alanı ilan edilen sahada kaldığını tesbit etmiştir. Müze Müdürlüğü 31.05.2002 günlü karşılık yazısında, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgenin önce, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun 13.11.1982 gün 4020 s. kararı ile üçüncü derecede doğal ve arkeolojik sit alanı ilan edilen sahada kaldığını, daha sonra İzmir II numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 08.02.1995 gün 4603 s. kararı ile Kelebek Vadisi olarak anılan yerin çevresi ile birlikte birinci derecede doğal ve üçüncü derecede arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığını bildirmiştir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Öncelikle Müze Müdürlüğü'nün karşılık yazısında belirtilen İzmir II numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 08.02.1995 gün 4603 s. kararı ve ekleri bulunduğu yerden getirilerek dosya arasına konulmalı, daha sonra yerel, teknik ve uzman Arkeolog bilirkişi marifeti ile taşınmaz başında keşif yapılarak zemine uygulanmalı, dava konusu taşınmazın son durumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde tesbit edildikten sonra harita ve krokiye işaretlenmeli, deliller toplanıp tartışılarak değerlendirilmeli, oluşacak duruma göre taşınmaz hakkında hüküm verilmelidir.
Açıklanan eksiklikler giderilmeden karar verilmesi usul ve kanuna aykırı görüldüğünden davalı Hazine vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün HUMK. 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA 27.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy