(1086 S. K. m. 428)
Dava: Ahmet Emir ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Osmaneli Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 20.05.2003 tarih ve 53/100 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava konusu parselin tapu kaydının tespitten önceki eklemeli 40 seneyi aşkın zilyetlik sebebiyle iptal edilerek adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu parselin zilyetlikle kazanılmayacak Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 108 ada 19 parselin (B) harfiyle işaretli 5080 m2'lik kısmına ait davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kabulüne karar verilen parselin kadastro tutanaklarındaki açıklamalara göre; Sekiharman Köyü'nde oturan kimselere ilişkin olduğu, ancak ilan ve tebligatlara rağmen herhangi bir belge ibraz edilmediği ve kimlere ilişkin olduğunun muhtar ve bilirkişiler tarafından bildirilmediği açıklanarak 17.06.1993 gününde tarla niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir.
Davacı, dava konusu yerin dedesinin sağlığında kendisine bağışlandığını, eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik sebebiyle iptal ve tescile karar verilmesini istemiş, yerel bilirkişi ve tanıkların iptali doğrular mahiyette anlatımda bulunmaları üzerine mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Paftaya göre, dava konusu parselin çevresinde ormanlık alanlar bulunmaktadır. Parselin sınırlarındaki ormanlık alanlar göz önünde tutularak taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle, taşınmazın bulunduğu yerde yetkili Orman Kadastro Komisyonlarınca orman sınırlama çalışmalarının yapılıp yapılmadığının, yapılmışsa buna ilişkin harita ve tutanakların Orman İdaresinden, komşu parsellere ilişkin kadastro tutanağı ve dayanak belgelerin Tapu Sicil Müdürlüğü'nden istenilerek, yerel, teknik, ormancı ve ziraatçı uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılması, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı hususunda ormancı bilirkişiden, kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı yönünden ziraatçı uzman bilirkişiden ayrı ayrı gerekçeli rapor alınması, komşu parsellere ilişkin belgelere göre taşınmazın niteliğinin belirlenmesine çalışılması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Kabul şekline göre 108 ada 19 parselin (B) harfi ile işaretli kısmına ait dava kabul edildiğine göre; aynı parselin (A) harfi ile işaretli bölümü hakkındaki davanın reddedildiğinin kabulü gerekir. Dolayısıyla iptal ve tescile karar verilen taşınmaz bölümlerinin değerleri üzerinden yargılama giderlerinin taraflar arasında bölüştürülmesi ve reddedilen taşınmaz bölümlerinin hüküm tarihindeki değerleri üzerinden yargılama oturumlarında avukat marifetiyle temsil edilen Hazine lehine avukatlık ücreti tayin ve takdiri gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün kabule ait bölümlerinin açıklanan sebeplerle ve HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA 12.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy