(3402 S. K. m. 13) (743 S. K. m. 639) (3194 S. K. m. 15) (2981 S. K. m. 10) (YHGK. 04.02.2009 T. 2008/8-815 E. 2009/40 K.)
Davacı Remzi Yaylacı ile davalılar Vakıflar Genel Müdürlüğü, Mercimekyan Asedor, Hazine, Sarıyer Belediye Başkanlığı ve Ani Takuhi Bedihi aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Sarıyer 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 27.09.2001 tarih ve 580/693 s. hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak tetkiki davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş ise de; temyiz dilekçesi ekinde duruşmalı inceleme için pul olarak masraf gönderilmiş olup, dosyanın incelenmesinden işin özelliği itibariyle bazı davalılar yönünden duruşma tarih ve saatinin gazete ile ilanen tebliği gerektiğinden bu sebeple muhtıra gönderilmesine karşın tanınan sürede bunun için gerekli giderlerin usulünce gönderilmediği veya yatırılmadığı anlaşıldığından duruşma isteminin bu sebeple reddine karar verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili 338 ada 45 parsel kapsamında kalan 370 m2 yere ilişkin tapu kaydının kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar affı ve tapu tahsis belgesi sebebiyle iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili, vakıf taşınmazların kazandırıcı zaman aşımı ve zilyetlik yolu ile edinilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Ani Takuhi Bedihi vekili, vekil edeninin kayıt maliklerinden Mercimekyan Asedor'un mirasçısı olduğunu açıklayarak davanın reddini istemiştir.
Davaya dahil edilen Hazine vekili, bu yerde Milli Savunma Başkanlığınca kamulaştırma işlemlerinin yapılmakta olduğunu, bu hususların gözönünde tutulmasını istemiştir.
Mahkemece, 3402 s. Kadastro Yasasının 13/B-b ve 13/B-c. maddeleri ile MK. nun 639/2. maddesindeki koşulların davacı lehine oluşmadığını, 3194 s. İmar Yasasının 15. maddesi uyarınca dava konusu taşınmaz bölümünün ifrazının mümkün bulunmadığını ve davacının 2981 s. İmar Yasasının 10/B. maddesi hükmünden yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz bölümünü kapsayan 338 ada 45 parsele ilişkin kadastro tutanağında, 14.06.1330 gün ve 35 no.lu tapu kaydına dayanılarak 1/3 payın Mercimekyan Asedor, 2/3 payın da Merdiros kızı Nuriçe adına 28.01.1950 gününde tesbit edilmiş, bu tespite dayanılarak 21.12.1950 gününde tapuya tescil edildikten sonra, Merdiros kızı Nuriçe'ye ilişkin 2/3 pay mahlulen 15.08.1977 gününde Sultan Beyazıt Vakfı adına tapuya tescil edilmiştir. Dosya arasındaki tapu kaydı ve kadastro tutanağının fotokopi örnekleri eksik olup, taşınmaza ait bütün bilgileri içermemektedir. Tapu kaydının özel sütununda yazılı olmamakla birlikte, kadastro tutanağında dava konusu taşınmazın vasfı sütununda tarla (Sultan Beyazıt Vakfı) açıklaması yapılmıştır.
Hemen belirtelim ki; kural olarak vakıf taşınmazların kazandırıcı zaman aşımı ve zilyetlik yolu ile edinilmesi mümkün değildir. Tapu kaydında, dava konusu taşınmazın vakıf taşınmazlarından olduğu hususunda bir açıklama yer almamaktadır. Mahkemece dayanak tapu kaydı ve varsa vakıfla ilgili belgeler getirtilip bunlara göre taşınmazın vakıf mallardan olup olmadığı belirlenmemiştir. Bu nedenle, taşınmazın niteliği bakımından yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Dosyadaki bu eksiklikler gözönünde tutularak, kadastro yolu ile oluşturulan tapu kaydı ve dayanak tapu kaydının eksiksiz olarak Tapu Sicil Müdürlüğü'nden istenilmesi, mahlulen Sultan Beyazıt Vakfına intikal eden paya ait hüküm ve dayanaklarının, dava konusu taşınmaz bölümünün tahsis ve bu işlemin iptal edilmesine ait belgelerin getirtilip dosya arasına konulması, taşınmazın öncesi itibariyle vakıf yerlerinden olup olmadığının belirlenmesi, gerekirse bilirkişi aracılığıyla taşınmazın niteliğinin belirlenmesine çalışılması, taşınmaz vakıf mal ise şimdiki gibi davanın reddine, böyle bir yer değil ise 1/3 pay sahibi Mercimekyan Asedor'un dosyaya sunulan mirasçılık belgesinde isimleri geçen mirasçılarına yöntemine uygun bir şekilde davanın yöneltilmesi, taraf teşkili yapıldıktan sonra iddia ve savunma çerçevesinde taraf delillerinin toplanması, Hazinenin savunmasında ileri sürülen kamulaştırmanın söz konusu olup olmadığının kamulaştırma mevcutsa buna ilişkin bütün belgelerin getirtilerek yerel, teknik bilirkişiler aracılığıyla taşınmaz başında keşif yapılması, taşınmazın belirlenecek niteliğine göre kazanılmaya elverişli yerlerden olup olmadığı belirlendikten sonra 3194 ve 2981 s. Yasa ek ve tadillerinin hükümleri gözönünde tutularak uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. Eksik incelemeye dayanılarak yazılı biçimde davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerle HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA ve 4.960.000 TL. peşin harcın istem halinde temyiz edene iadesine 25.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy