(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 213)
Cahit Bahçacı ile Mikdat Bahçacı ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Gürün Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 13.10.2003 tarih ve 60/142 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Mikdat Bahçacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı, dava konusu 274 ada 17 no.lu parseldeki davalıların adına kayıtlı bulunan paylarının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Mikdat Bahçeci, taşınmazın ½'sinin davacının annesine ½ sinin ise, kendilerine ilişkin olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Hayrettin ise kendi payını davalı Mikdat'a sattığını bildirmiştir. Sair davalılara dava dilekçesinin tebliğine karşın yargılama oturumlarına katılmamışlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, yalnızca davalı Mikdat Bahçeci vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine ve harici satış senedine dayalı olarak TMK. nun 713/1 ve 3402 s. Kadastro Yasasının 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ait tapu iptali ve tescil davasıdır.
Mahkeme; davada yer almayan Döndü ve Hidayet'in de paylarının iptal edilmesine karar vermiştir. Tapu kaydına göre 274 ada 17 no.lu parsel Cahit, Döndü, Hidayet, Zekiye ve Mikdat Bahçeci (Bahçacı) adlarına kayıtlı bulunmaktadır. Davanın bütün paydaşlara yöneltilmediği görülmektedir. Taraf teşkili kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Davacı dava dilekçesinde; 274 ada 17 no.lu parsel olarak tesbit ve tescil edilen taşınmazın 40/80 payının kendisine yazıldığını, sair payların ise davalılar ile çocuksuz ölen kardeşleri Döndü ve Hidayet adına yazıldığını, ölü kardeşlerinden davalılara düşen payın da kendisine yazılması gerektiğini bildirmiştir. Bu açıklamalar karşısında davacının kendisi dışında tapuda malik bulunan kişiler adına kayıtlı sair paydaşlara ilişkin bütün payların iptalini istediği anlaşılmaktadır. Ancak, dava dilekçesinde dava dışı bulunan kardeşleri Döndü Bahçacı ve Hidayet Bahçacı'nın ölü olduğunu bildirmiştir.
Davalı Mikdat Bahçacı ise dosyaya sunduğu 08.07.2002 tarihli (12.07.2002 havale tarihli) cevap dilekçesinin 9 no.lu bendinde; Davacının ölü kardeşleri davalı Hatice Bahçacı'nın üzerine kayıtlıdır. Ayrıca, bu ölü kardeşleri çocuksuz olarak babamızdan önce öldüklerinden miras payları söz konusu olamaz açıklamasında bulunmuştur. Dava dışı bulunan Döndü ve Hidayet'in ölü olup olmadıkları, Hatice adına nüfusta kayıtlı bulunup bulunmadıkları konusunda mahkemece bir araştırma ve inceleme yapılmadığı gibi, bu husus üzerinde de durulmadığı görülmektedir. Öncelikle, davacının ölü olduğunu bildirdiği kardeşleri Döndü ve Hidayet'in tapu kayıtlarındaki paylarının iptalini isteyip istemedikleri konusuna açıklık getirmesi için HUMK. nun 213. maddesi uyarınca davacıdan bu hususun sorulması, şayet bu kişilere ilişkin payların iptalini de istiyor ise, o takdirde mirasçı bırakmadan ölüp ölmediklerinin belirlenmesi açısından veraset ilamlarının alınması, ölü iseler ve mirasçılarının olduğu saptandığı takdirde, davacının Döndü ve Hidayet'in mirasçılarına karşı dava açması için kendisine süre ve imkan tanınması, dava açtığı takdirde dava dosyası ile birleştirilerek davanın yürütülmesi mirasçılara; açılan davaya karşı savunma ve delillerini sunmaları konusunda süre verilmesi, ondan sonra toplanacak deliller çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu hususlar gözardı edilerek davada yer almayan Döndü ve Hidayet'in paylarının iptal edilmesine karar verilmesi doğru değildir. Şayet davacı ölü Döndü ve Hidayet'in paylarının iptalini istemiyor veya Döndü ve Hidayet'in tek mirasçısının davacı olduğunun anlaşılması halinde taraf teşkili yönünden davanın bulunduğu haliyle sonuçlandırılmasının düşünülmesi gerekir. Yukarıdaki hususlar açıklığa kavuşturulmadan yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuş bulunması usul ve yasaya aykırıdır.
Davalı Mikdat Bahçeci (Bahçacı) vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulü ile yerel mahkeme hükmünün dava koşulu yönünden BOZULMASINA, sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve 67.500.000 TL. peşin harcın istem halinde temyiz edene iadesine 10.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy