(743 S. K. m. 634) (4721 S. K. m. 706) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26)
Dava: Bayram Öztürk ile A. Kemal Güler mirasçıları, Gülümser Güler ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Milas Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 07.05.2003 gün ve 649/281 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 02.03.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat Erdinç Fırat ve karşı taraftan davalı vekili Avukat Fatih Ünal geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı adına paylı olarak kayıtlı bulunan 146 parselin tapu kaydının kısmen iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline, bu isteği yerinde görülmediği takdirde satış parasının belirlenecek dava tarihindeki değerinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Ali Kemal Güler vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, tapulu bir taşınmazın veya payın haricen satışının geçerli olamıyacağı ve harici satışa ilişkin belge ibraz edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu payları kapsayan 146 parsel 28.08.1974 tarihindeki alım nedeniyle ½ payı davalı Ali Kemal Güler adına tapuya tescil edilmiş, 1998 yılındaki ifraz ile 994 parsel oluşmuştur. Davacı vekili, 21.09.1998 günlü dilekçesinde dava tarihinden geriye doğru 13 sene kadar önce taşınmazın 5000 m2'lik bölümünün paydaşlardan davalı Ali Kemal Güler'in vekil edenine sattığını ancak tapuda işlem yapmaktan kaçındığını ileri sürerek öncelikle iptal ve tescil, bu isteği yerinde görülmediği takdirde satış parasına hükmedilmesini istemiştir. Az yukarıda da açıklandığı üzere mahkemece, harici satışın geçersiz bulunması sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir. Harici satışın yapıldığı tarihte dava konusu payı kapsayan 146 parsel tapuda kayıtlı bulunan bir yerdir. Tapulu bir taşınmazın veya tapulu bir payın haricen satış ve devri TMK. nun eski 634, yeni 706, Borçlar Kanunu'nun 213 ve Tapu Kanunu'nun 26. maddesi hükümleri karşısında geçersizdir. Geçersiz bulunan satış sözleşmesine dayanarak iptal ve tescile karar verilemez. Mahkemece, iptal ve tescil isteğinin açıklanan gerekçe ile reddine karar verilmiş olması kanuna uygundur.
Davacı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının REDDİNE,
Somut olayda; davacı vekili, kademeli olarak istekte bulunarak satış parasının da hüküm altına alınmasını istemiştir. Mahkemece, harici satış yönünden iddia ve savunma çerçevesinde taraf delilleri toplanılmadan, belge ibraz edilmemesi gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurmuş olması doğru görülmemiştir. Aynı taşınmaz hakkında Milas Sulh Hukuk Mahkemesine açılan ortaklığın giderilmesine ilişkin dava dosyasının da getirtilmesi, harici satış bakımından taraf delillerinin toplanıp birlikte değerlendirilmesi, harici satış kanıtlandığı takdirde istekte gözönünde tutularak dava tarihindeki sürüm değerinin usulen belirlenip hüküm altına alınması gerekir. Satış parası yönünden yapılan inceleme eksik ve verilen hüküm kanuna aykırıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün harici satış parasına ilişkin bölümünün BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 375.000.000 TL. Avukatlık ücretinin davalı taraftan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine ve 7.880.000.- lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 02.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy