(1086 S. K. m. 436)
Hulki Kulakoğlu ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Bozdoğan Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 04.07.2003 tarih ve 250/157 s. hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 02.03.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat Süleyman Sertöz ve karşı taraftan Hazine vekili Avukat Ulviye Sarp geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, imar-ihya hukuki nedenine dayanarak 2330 parselin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu taşınmaz, 1967 yılında yapılan tapulamada dere yatağı olarak tespit dışı bırakılmış, 11.05.1998 gününde idari yoldan tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, traktör ile toprak getirmek sureti ile imar-ihya ettiklerini belirtmiş, taşınmaz başında dinlenen taraf tanıkları bunu doğrulamışlar ve tapulama çalışmasında Akçay yatağı altında kaldığını, 8 yıl önceki DSİ ıslah çalışmasına kadar çayın doğu taraftan geçtiğini, sonradan batıda bulunan servis yolundan sonra geçmeye başladığını belirtmişlerdir. Jeolog bilirkişi Ali Rıza Özdamar 06.05.2003 günlü raporunda, taşınmazda 1 metreye varan dolgunun olduğunu tespit etmiştir. Dosya içeriğine göre, davacı 28.01.1999 günlü dilekçesi ile Hazineye ilişkin 2330 parseli satın alma isteğinde bulunmuş, bundan ayrı 05.07.1995 gününde işgal tazminatı ödemiştir. Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamalarına göre, toprak taşımak sureti ile yapılan dolgu imar-ihya sayılmamaktadır. Bundan ayrı, davacının, Hazinenin mülkiyetini kabul ederek satın almak isteği malik sıfatı ile zilyet olmadığını gösterir. Davacı lehine kazanma koşuları gerçekleşmediğinden mahkemece varılan sonuç doğrudur.
Açıklanan gerekçeler sebebi ile ret kararı usul ve kanuna uygun bulunduğundan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 375.000.000 TL. Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil edilen davalı Hazineye verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 8.000.000 TL. peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2.100.000 liranın temyiz edenden alınmasına 02.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy