(743 S. K. m. 2, 586, 932) (1086 S. K. m. 290)
Dava: Muhterem Saygılı ile Cahit Aygar ve Şemsi Aygar aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Kırıkkale Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 24.02.2003 gün ve 632/62 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, ortak murisi babaları Ali Saygılı'nın vefatını müteakip mirasçılarının aralarında yaptıkları anlaşmaya istinaden muristen intikal eden malları taksim ettiklerini, bunun üzerine müvekkili Muhterem'in oturmak üzere dava konusu 10 parsel üzerine evini yaptığını, taraflar arasındaki anlaşmaya göre evin bulunduğu 11 numaralı parselin müvekkiline, 10 numaralı parselinde kardeşi Şemsi'ye düştüğünü, sonradan tapuda yapılan kontrolde evin bulunduğu parselin 10 numaralı parsel olduğunu öğrendiklerini, durumun kardeşi Şemsi'ye bildirildiğini, Şemsi'ninse bu yeri oğlu Cahit'e sattığının öğrenildiğini, bu satışın iyi niyetli olmadığını açıklayarak MK.nun 2, 586 ve 932. maddelerine dayanarak 10 numaralı parselin tapu kaydının iptali ile davacı adına, 11 numaralı parselin ise davalılar adına iptal ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, müvekkili Şemsi ile davacının taksim yaptıklarının doğru olduğunu, taksim sözleşmesi gereği tapuda senet düzenlendiğini, davacının iddia ettiği gibi davalı Şemsi'ye düşen 10 numaralı parsel üzerinde davacının herhangi bir evinin bulunmadığını, bu evin tarafların müşterek murisi babalarının yaptığı ev olduğunu, bu evde davacının herhangi bir hakkının bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında yapılmış yazılı bir sözleşme yoktur. Bu hususta taraf vekilleri 24.02.2003 tarihli celsede beyanda bulunmuşlardır. Taraflar arasındaki taksim sözleşmesi resmî nitelikli olarak Tapu Sicil Müdürlüğü huzurunda 14.09.1999 tarihinde düzenlenmiştir. Bu akit sırasında davacı bizzat hazır bulunmuş, davalıyı ise vekili temsil etmiştir. Dava konusu parselin tapu kaydı bu sözleşmeye dayanılarak oluşturulmuştur. Resmî nitelikteki bu sözleşmenin aksinin de HUMK.nun 290. maddesine göre aynı nitelikteki resmî senetle ispatı gerekir. Tapuda yapılan sözleşmenin aksi yazılı delille kanıtlanmadığına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile eksik incelemeye dayalı usul ve yasaya aykırı hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 54.000.000. lira peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine 29.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy