(4721 S. K. m. 713) (YHGK. 26.03.2003 T. 2003/7-241 E. 2003/206 K.)
Dava: Hürşit Öner ile Hazine ve Güçlü Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Yüksekova Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 27.11.2002 gün ve 228/411 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava konusu yapılan 30 nolu parselin Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı köy tüzel kişiliği, cevap ve delil bildirmemiştir.
Katılan davacı Seyran Bahadır, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zilyetlik nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, dava konusu taşınmazın babası Sabri Öner tarafından uzun yıllar tasarruf edildiğini, ölümünden sonra mirasçılar arasında yapılan taksim sonucu bu yerin kendisine isabet ettiğini belirtmek suretiyle iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Dairemizin 19.06.2000 günlü 4996/5274 esas ve karar sayılı bozma ilamında özetle; ... dava konusu parselin dayanağı olan 53 nolu Toprak Komisyonu tarafından düzenlenen 15.07.1963 günlü belirtmelikte Sabri Öner isimli kişinin bilirkişi olarak dinlendiği, belirtmelikte ismi geçen Sabri Öner'in davacının babası Sabri Öner olup olmadığının araştırılıp belirlenmesi, davacının belirtmelikte adı geçen murisinin beyanı ile bağlı olup olmayacağının tartışılıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği ... belirtilmiş, yerel mahkemece bozma kararına uyularak bu kez davanın reddine karar verilmiştir.
Yerel mahkeme bozma sonrası verdiği ret kararında gerekçe olarak; keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların davacının babası Sabri Öner'in Toprak Tevzi Komisyonu çalışmaları sırasında bilirkişilik yapıp yapmadığını, ne şekilde beyanda bulunduğunu bilemeyeceklerini ifade etmelerini, bu durumda bozmaya konu bu hususun etraflıca araştırılmasının mümkün olmadığını ve kesin süre verilmesine rağmen davacı tarafça kesin mehil gereğinin yerine getirilmemiş olmasını göstermiştir.
Teknik Bilirkişi M. Savaş imzalı 08.05.2001 günlü raporda sözü edilen Sabri Öner'in davacının babası Sabri Öner olduğu 1963 yılındaki Toprak Tevzi Komisyonu çalışmalarında belirtmelik bilirkişisi olarak görev almış ise de, tutanaktaki mühürden de anlaşılacağı üzere okuma yazma bilmediği tutanakları bu şekilde imzaladığının tespit edildiği belirtilmiştir. Ancak, mahkemenin gerekçeli kararında bu rapordan bahsedilmediği, diğer bir ifadeyle bu raporun hükme esas alınmadığı görülmüştür. Yerel mahkeme gerekçeli kararında bozmaya konu hususun etraflıca araştırılmasının mümkün olmadığını belirtmekte ise de, bu hususun davacı aleyhine sonuç doğuracak şekilde yorumlanmaması gerekmektedir. Zira Yargıtay HGK.nun konuya ilişkin 26.03.2003 günlü 2003/7-241 E., 2003/206 K. sayılı kararı ile kadastro çalışmaları ve tespiti sırasında yerel bilirkişi olarak görev yapan kişilerin tespit sırasındaki tutanağa geçirilen beyanlarının kendilerini (ve mirasçılarını) bağlamayacağı, ikrar olarak da kabul edilemeyeceği kararlaştırılmıştır. Bu aşamada açıklanan karar kapsamında bozma ilamında belirtildiği gibi davacının belirtmelikteki murisinin beyanı ile bağlı olup olmayacağının tartışılmasına gerek kalmamıştır. Sözü edilen karar içeriğine göre yerel mahkeme kararının gerekçesi yerinde görülmemiştir. Üstelik bozma ilamında dava konusu taşınmazın Hazine adına belirtildiği tarihe kadar davacı ve babası Sabri tarafından 20 yıldan fazla süre ile tasarruf edildiğinin belirlendiği ifade edilmiş, başka bir anlatımla kazanma koşullarının oluştuğu belirtilmiştir.
Açıklanan nedenlerle dosya içeriği ve tüm deliller gözönünde tutularak mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle ve HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 12.0.000.- lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 17.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy