(4721 S. K. m. 713)
Dava: F. Ö. ile Hazine aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Kulu Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 26.06.2003 gün ve 519/416 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın 20 yıldan fazla kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik nedeniyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 24.9.2003 günlü krokide gösterilen 30000 m2, 6.11.2003 günlü krokide gösterilen 25000 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava tapusuz taşınmazın TMK. nun 713/1 maddesi uyarınca tescili isteğine ilişkindir. Davacı vekili, kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik nedeniyle iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, yerel bilirkişi ve tanıklar devreden babasının dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile tasarrufta bulunduğunu, ziraatçi uzman bilirkişinin taşınmazın kültür arazisi niteliğinde olduğunu açıklaması üzerine mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya arasındaki belgelere göre tescil konusu taşınmazların bulunduğu yerde 1961 yılında Toprak Komisyonu'nca çalışma yapıldığı, tesciline karar verilen, 24.9.2003 günlü krokinin kapsamında kalan 30000 m2'lik bölümünün 732, 6.11.2003 günlü krokinin içinde kalan 25.000 m2'lik yerin 1709 parsel numarası ile Hazine adına belirtildiği anlaşılmıştır. Bu belirtmelere dayanılarak sicil oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise tapu kayıtları getirtilip uyuşmazlığın çözümünde göz önünde tutulmamıştır. Bundan ayrı 732 ve 1709 komisyon parsellerine ait belirtmeliklerin edinme sebebi sütunları çıkarılmadığı için bu taşınmazların belirtme sebebi de tespit edilememiştir. Komisyonca belirtme sırasında nazara alınan 1936 tarih, 420, 422 ve 6 tahrir numaralı vergi kayıtları getirtilip dosya arasına konulmadığı gibi bu belgelere göre kazanılmaya engel bir durumun bulunup bulunmadığı da belirtilmemiştir. Tüm bu yönler göz önünde tutularak tescil konusu taşınmazların komisyonca yapılan belirtmelerine dayanılarak sicil oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise tapu kayıtları, belirtmeliklerde tarih ve numaraları geçen vergi kayıtları ile belirtmeliklerin eksiksiz olarak getirtilip dosya arasında konulması, tapulu bir yer ise davanın kayıt maliklerine yöneltilip yöneltilmediğinin, belirtme tarihine kadar kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi, komşu parsellere ait belirtmelik ve dayanakların getirtilip davanın çözümünde göz önünde tutulması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına 23.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy