(3402 S. K. m. 15) (4721 S. K. m. 713)
S.E. ile E.T. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Düziçi Asliye Hukuk Hakimliği'nden verilen 16.09.2003 gün ve 129/609 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar
Davacı vekili, dava konusu 254 m2 yüzölçümlü 865 parsel üzerinde 300 m2'lik kısmında müvekkillerinin zilyet bulunduklarını, kayıt malikleri M.T'nin 01.06.1982 tarihinde vefat ettiğini, bu tarihten itibaren tapu kaydının intikal görmediğini açıklayarak müvekkilinin 20 yılı aşkın zilyetliği de dikkate alınarak TMK'nun 713/2. maddesi gereğince tapudaki 300 m2'lik kısmının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan M.T. mirasçısı İ.T., keşif sırasında babasının dava edilen yeri davacıya verdiğini bildiğini, ancak satışla ilgili bilgilerinin olmadığım, davacının bu yeri kullandığını açıklamıştır.
Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK'nun 713/2. maddesine göre açılmıştır. Mahkemece kısmi zilyetliğin kazanma sağlamayacağı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Mahkemenin gerekçesi 3402 Sayılı Kanunun 15/2 ve TMK. 713/1. maddesi hükümlerine aykırıdır. Zira, 3402 Sayılı Kanunun 15/2 ve TMK. 713/1. maddesine göre; taşınmazın ayrılması mümkün bir kısmının veya belirli bir payının zilyetlikle iktisabı caizdir. TMK'nun 713/2. maddesi, 713/1. maddesindeki koşullar altında taşınmazın iktisabına imkan tanımaktadır.
Açıklanan bu durum karşısında kayıt maliki M.T'nin 01.06.1982 tarihinde öldüğüne ve ölüm tarihi ile dava tarihi arasında 20 yıllık zilyetlik süresinin dolduğuna ve tapuda da taşınmaz M.T. mirasçılarına intikal görmediğine göre; 3402 Sayılı Kanunun IS/son fıkrası da dikkate alınarak taşınmazın imar mevzuatı hükümleri uyarınca ifrazı mümkün ise ifraz edilerek, değilse paylı olarak davacı adına iptal ve tesciline karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Ayrıca, taraf teşkilinin tam olarak yapılması gerekir. Bu husus dava şartlarındandır. Kayıt maliki M.T. mirasçılarından E. davada taraf olarak gösterilmemiştir. Davanın bu kişiye de yöneltilmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 7.880.000.- Lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 11.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy