(6831 S. K. m. 2) (3402 S. K. m. 17)
Dava: Recep Topbaş ve müşterekleri, müdahil davacılar Veli Soydemir ve Süleyman Soydemir ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Antalya 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 01.02.2002 gün ve 1846/121 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 682 parselin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmesi üzerine; hükmün kabule ilişkin bölümü davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, aşağıda belirtilen husus dışında davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Dava konusu parsele ait kadastro tutanağına göre, 1992 yılında Başköy Köyünde orman kadastro çalışmalarının yapıldığı, taşınmazın orman sınırlama hattının dışına çıkarılarak Hazine adına tescilli 563 parsel içerisinde kaldığı, kimsenin kullanımında bulunmayan taşlık ve çalılık yerlerden olduğu açıklanarak 03.07.1995 tarihinde Hazine adına tespiti yapılmıştır.
Davacı tespitten önceki imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, mahkemece kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ormancı bilirkişi raporu, sınırlama ve makiye tefrike ilişkin belgelere göre, dava konusu parsel 1946 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu hükümleri uyarınca yapılan orman sınırlandırma çalışmaları sırasında sınırlama hattı içerisinde alınmış ve 1953 yılında 5650 sayılı Kanun hükümleri uyarınca makiye tefrik edilmiş, 1992 yılında 1744 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi hükmü uyarınca nitelik kaybıyla orman dışına çıkarıldığı belirlenmiştir.
Kesinleşmiş sınırlama hattı içerisinde kalan dava konusu yerlerin 1953 yılında Maki Tefrik Komisyonunca makiye tefrik edilmek suretiyle ormanla bağlantısı kesilmiş olmaktadır. Bu nedenle, orman sayılmayan bir yerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesinde belirtilen koşullar altında imar-ihya edilmesi kazanmayı sağlar.
Ancak, dava konusu taşınmazın bulunduğu Başköy Köyü çalışma alanında kadastro çalışmaları Antalya Kadastro Müdürlüğü'nün 28.02.2003 tarih, 281/950 sayılı yazılarına göre, 1963 ila 1978 tarihleri arasında yapılmış bu çalışmalar esnasında davaya konu taşınmaz tespit harici bırakılmıştır. 1996 tarihinde ise; 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesine göre Hazine adına orman sınırları dışarısına çıkarılan yerler 2924 sayılı Yasaya göre kullanım kadastrosuna tabi tutulmuş, davaya konu taşınmaz Hazine adına tespit görmüştür. Bu durumda, dava konusu taşınmazın hangi tarihte tespit dışı bırakıldığının kesin olarak belirlenmesi gerekir. Dairemizin ve Yargıtay HGK. nun yerleşmiş uygulamalarına göre, bir yerin paftasında gösterildiği tarih tespit dışı bırakıldığı tarihtir. Bu tarihin kesin olarak belirlenebilmesi için dava konusu taşınmazın bulunduğu yöreye ait paftanın Kadastro Müdürlüğü'nden istenilerek dosya arasına konulması, dava konusu taşınmazın ne zaman ve ne nitelikte tespit dışı bırakıldığının yeniden Kadastro Müdürlüğü'nden sorulması, dava konusu yerin paftalar üzerindeki yeri ve konumunun belirlenmesine çalışılması, bu belirlenemediği takdirde ilk tesis kadastrosuna göre, dava konusu taşınmaza en yakın komşu parseller tespit edilerek bunlara ait kadastro tutanaklarının getirtilmesi, bunlardan yararlanılması, gerekirse pafta ve komşu parsellere ait belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle bu hususun açıklığa kavuşturulması, tespit dışı bırakılma tarihi kesin olarak belirlendikten sonra o tarihten Hazine adına kadastro tespit tarihine kadar kazanma koşulları ve süresinin geçip geçmediğinin gözönünde tutulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu yönde yapılan inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Bu husus üzerinde durulması, hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 05.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy