(2942 S. K. m. 19) (4721 S. K. m. 713)
Dava: Meyday Kobaş ile Hazine ve DSİ Genel Müdürlüğü aralarındaki mülkiyetin tespiti davasının kabulüne dair Kocaali Asliye Hukuk Hâkimliği'nden verilen 11.07.2003 gün ve 377/110 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Hazine ve DSİ vekilleri tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, DSİ tarafından kamulaştırılan dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın mülkiyetinin vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı DSİ vekili, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine ve DSİ vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına ve DSİ Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılan dava konusu taşınmazın davacının dayandığı tapu kaydının kapsamında kaldığı ve kamulaştırma tarihinden geriye doğru davacı tarafından 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarruf edildiği yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından ifade edildiğine, uyuşmazlığın niteliğine göre gerekli araştırma ve incelemenin yapılmış bulunduğuna, karar başlığında ismi açıklanmayan davalı köy tüzel kişiliğine hüküm tebliğ edildiğine göre davanın kabulüne karar verilmesinde kanuna aykırı bir yön görülmemiştir.
Davalı Hazine vekilinin hükmün esasına yönelttiği temyiz itirazlarının reddi ile hükmün esasının ONANMASINA,
Davalı DSİ vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava idarece kamulaştırılan taşınmazın mülkiyetinin tespitine ilişkindir. Bu tür taşınmazların tespit işlemlerinin nasıl yapılacağı 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 19. maddesinde belirtilmiş, yapılan son değişiklikle 19. maddenin içeriği değiştirilmiştir. Bu düzenlemeye karşın hak sahiplerinin genel hükümler çerçevesinde tespit davası açma hakları her zaman mevcuttur. Bu tür davalar TMK. nun 713/1. maddesinde yazılı davalara benzer istekler olduğu için anılan maddeye göre taraf teşkilinin yapılması gerekir. Başka bir anlatımla kamulaştırmayı yapan idareye bu tür davalarda husumetin yöneltilmesine gerek bulunmamaktadır. DSİ hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı DSİ vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün DSİ'ye ilişkin bölümünün BOZULMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/İ maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına ve 7.880.000.- lira peşin harcın istek halinde temyiz eden DSİ Genel Müdürlüğü'ne iadesine 13.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy