(2644 S. K. m. 21) (3402 S. K. m. 16)
Dava ve Karar: N.K. ile Hazine, Bahçedere Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının reddine dair Adilcevaz Asliye Hukuk Hakimliği'nden verilen 18.11.2003 gün ve 27/92 sayılı hükmün Yargıtay´ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı ev ve bahçe olarak kullandığı yaklaşık 800 m2 yerin kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 07.11.2003 günlü Krokide A harfi ile gösterilen 77 m2'lik bölümün 515 parsel kapsamında kalması nedeniyle bu yer hakkındaki davanın husumet yokluğu, B ve C harfleri ile gösterilen yol boşluğunun kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile edinilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Komşu Panellere ait kadastro tutanakları ve Kadastro Müdürlüğü'nün karşılık yazısındaki bilgilere göre tescil konusu taşınmaz 1982 yılında yol boşluğu olarak tespit dışı bırakılan bir yerdir. Yerel bilirkişi ve tanıklar davacının dava tarihinden geriye doğru 25 seneyi aşkın bir zamandan bu yana ev yeri ve bahçe olarak tasarrufta bulunduğunu bildirmişlerdir.
Tescil konusu edilen ve krokisinde A harfi ile gösterilen bölümün davada taraf durumunu almayan üçüncü kişiler adına kayıtlı 515 parsel kapsamında kaldığı belirlendiğine göre bu yer hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacının taşınmazın bu bölümüne yönelttiği temyiz itirazları yerinde bulunmadığından REDDİNE,
Krokide B ve C harfleri ile gösterilen bölümler yol boşluğu olarak tespit dışı bırakılan yerlerdir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16. maddesinin A bendinde kapanmış olan yollar hizmet malları arasında sayılmış, B bendinde de yolların haritasında gösterilmekle yetinileceği açıklanmıştır. Tescil konusu taşınmaz yol boşluğu olarak tespit dışı bırakılan bir yerdir. 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 21. maddesi hükmüne göre Köy ve Belediye sınırları içinde bulunan kapanmış yol ve yol fazlalıklarının ilgili Köy veya Belediye adına tescil edileceği açıklanmıştır. Terk edilmek suretiyle tescile tabi bir taşınmaz niteliğini kazanan böyle bir yerin koşulları mevcut olduğu takdirde zilyedi tarafından kazanılması mümkündür. Yerel bilirkişi ve tanıklar dava konusu taşınmaz bölümlerinin 20 yıldan fazla süre ile davacı tarafından mesken ve bahçe olarak kullanıldığı bildirdiklerine göre B ve C harfleri ile gösterilen yerler hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile taşınmazın tümü hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacının bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile 07.11.2003 günlü krokide B ve C harfleri ile gösterilen taşınmazlara ilişkin hüküm bölümlerinin BOZULMASINA ve 10.100.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 06.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy