(1086 S. K. m. 428)
Dava: Orhan Durmazer ile Hazine ve Aksu Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Yüksekova Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 28.01.2004 gün ve 87/52 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Orhan Durmazer, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılamanın devamı sırasında tescil konusu taşınmazın Hazine adına tapuda kayıtlı olduğunun belirlenmesi üzerine 17.05.2000 günlü ıslah dilekçesiyle davasını tapu iptali ve tescil davasına dönüştürerek bu yere ait tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, Hazine adına tapuda kayıtlı bulunan yerlerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece uyulan Yargıtay bozması uyarınca, yapılan araştırma ve inceleme sonucu 09.06.2003 günlü rapor ve krokide sınırları yazılı 76713.66 m2 yerin tefriki ile davacı Orhan adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Az yukarıda da açıklandığı üzere, dava tescil davası olarak açılmış ise de, Hazine adına yazılı 12.10.1961 gün ve 3 nolu tapu kaydı ve gittileri ile Hazine adına tapuya kayıtlı olduğunun belirlenmesi üzerine dava tapu iptali ve tescil davasına dönüştürülmüştür. Dosya arasında bulunan tapu kayıtları ve diğer belgelere göre, dava konusu taşınmaz bölümünü kapsayan kayıtların oluşumu ve kronolojik sıralaması şöyledir. Dava konusu taşınmaz Hazinenin isteği üzerine 12.10.1961 gün ve 3 numaralı tapu kaydı ile Hazine adına tescil edilmiş, aynı tarih ve 4 numara ile yeniden Hazine ve bir kısım hisselerin de Salim oğlu Sertip Yaşar'a satışı nedeniyle yeniden kayıt oluşturulmuştur. Taşınmazın bulunduğu yerde 1963 yılında 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu uyarınca yapılan çalışmalar sırasında tapu kaydına dayanılarak Hazine adına belirtilmiş ancak bu belirtmeye dayanılarak sicil oluşup oluşmadığı anlaşılmamaktadır. Daha sonra yüzölçümünün çoğaltılması davası sonucu yukarıda tarih ve sayısı yazılı tapu kayıtları 12.02.1964 gün ve 1 numaralı tapu kaydı ile yeniden Hazine ve diğer kayıt maliki Sertip Yaşar mirasçıları adına tapuya tescil edilmiş, 1972 yılında Yüksekova Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.09.1971 gün 15/67 esas ve karar sayılı hükmüyle yapılan taksim sonucu taşınmazın bir bölümü 25.07.1972 gün 6 numara ile kayıt maliki Cevayir Yaşar Sertip ve müşterekleri, geriye kalan bölümde aynı tarih 7 numara ile Hazine adına tapuya tescil edildikten sonra 1980 yılında yapılan ifraz sonucu Hazine üzerindeki tapu kaydı 15.02.1980 tarih 8 ve 9 nolu tapu kayıtları oluşmuştur. 9 nolu tapu kaydının beyanlar hanesinde Hava Yollarınca kamulaştırıldığına ilişkin açıklama bulunmaktadır.
Davacı, kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur. Bu tür uyuşmazlıklarda kazanmayı sağlayan zilyetliğin taşınmazın ilk defa tapuya bağlandığı tarihe kadar 20 yıllık süreye ulaşmış olması gerekir. Yerel bilirkişi ve tanıklar, dava konusu yerin kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden bulunmadığını, ilk defa Hazine adına tapuya tescil edildiği 12.10.1961 tarihine kadar davacı ve miras bırakanı tarafından 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarrufta bulunduğunu bildirmiş olduklarına göre kazanma koşullarının oluştuğu belirlenmiş bulunmaktadır. Her ne kadar dava konusu yerler dosya arasında tarih ve sayıları yazılı Hazine adına yazılı vergi kayıtlarının kapsamında kalan yerler ise de, Hazine adına vergide kayıtlı bulunan bir yerin koşulları mevcut olduğu takdirde kazanılması mümkündür. Ancak böyle bir yer İntikal Kanunları uyarınca Hazineye geçen yerlerden ise o takdirde kazanılması mümkün olmaz. Taşınmazın Hazineye intikal şekli kesin olarak belirlenmemiş ise de, kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olmadığı kanıtlanmış bulunduğuna göre kazanılması mümkün bulunmaktadır. Somut olayda; davanın kabulüne karar verilmiş olması yukarıda yapılan açıklamalar karşısında doğru ise de, dava konusu taşınmazın 1980 yılında yapılan ayırma sonucu oluşturulan 15.02.1980 tarih 8 ve 9 numaralı tapu kayıtlarının hangisinin kapsamında kaldığı belirlenmediği gibi bu yön teknik bilirkişinin düzenlemiş olduğu 09.06.2003 günlü raporda da açıklanmamıştır. Ayrıca, 9 nolu tapu kaydının mahsus sütununda taşınmazın kamulaştırıldığı yazılı olduğuna göre, bu yer 9 nolu tapu kaydının kapsamında kalan bir yer ise kamulaştırma nedeniyle kamu mülkiyeti niteliğini almış olacağından böyle bir yerin özel mülkiyet şeklinde tapuya tescili de mümkün olmaz. Tüm bunlardan ayrı, taşınmazın tapuda kayıtlı olduğu belirlendiğine göre iptale karar verilmeden yeniden tesciline denilmiş olması çifte tapuya yol açacağından bu yön doğru olmamıştır. Bu açıklamalar gözönünde tutularak mahkemece yapılacak iş; yerel ve teknik bilirkişiler aracılığıyla taşınmaz başında keşif yapılması, dava konusu taşınmaz bölümünün 15.02.1980 gün 8 ve 9 nolu tapu kayıtlarının hangisinin kapsamında kaldığının belirlenmesi, 8 nolu tapu kaydı kapsamında kalan yerin okul yeri, 9 nolu tapu kaydı kapsamında kalan yerin de kamulaştırıldığı tapu kaydında yazılı olduğu gözönünde tutularak yukarıda belirtilen açıklamalar karşısında hüküm kurulması, kamulaştırılan bir yer ise davanın mülkiyetin tespiti davası olarak çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.06.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy