(7201 S. K. m. 35) (1086 S. K. m. 179)
Dava: Türkiye Kızılay Derneği ile B. Ç. aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Ilgın Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 24.12.2003 gün ve 212/478 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Türkiye Kızılay Derneği Genel Başkanlığı vekili, Ilgın Noterliğince düzenlenen 27.6.1980 gün ve 3567 yevmiye numaralı bağış senedi ile vekil edeni Derneğe devredilen dava konusu 461 ada, 116 parselin tapu kaydının iptali ile vekil edeni dernek adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı B. Ç.'a ilanen tebligat yapılmak suretiyle taraf teşkili sağlanmıştır.
Mahkemece, dava konusu 461 ada 116 nolu parselin 3000/3753 payının davacı dernek adına, geriye kalan payların kayıt maliki adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; kayıt maliki adına tescil edilen paylara ilişkin hüküm bölümü, davacı Türkiye Kızılay Derneği Genel Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı adına tapuda kayıtlı bulunan dava konusu 461 ada 116 parselin esası kadastro yoluyla oluşturulan 505 ada 2 parseldir. 505 ada 2 parsel hükmen kayıt maliki davalı B. Ç. adına tapuya tescil edildikten sonra birbirini izleyen imar uygulamaları sonucu 461 ada 116 parsel oluşmuştur.
Davacı dernek vekili, dava dilekçesinde davalının adresine ait bilgileri göstermemiş, taşınmazın bulunduğu mahalledeki bir adrese çıkarılan tebligatın geri çevrilmesi üzerine ilanen dava dilekçesinin tebliği cihetine gidilmiştir. HUMK. nun 179. maddesi hükmüne göre, dava dilekçesinde diğer hususlar yanında tarafların kimliklerine ait ayrıntılı bilgi ve adreslerin gösterilmesi zorunludur. Az öncede belirtildiği üzere davalının adresine ait bilgiler gösterilmeden dava açılmış, daha sonra tapu kaydındaki bilgiler göz önünde tutularak davetiye çıkarılmıştır. Dava konusu parselin davacı B. C. adına hükmen iptal ve tesciline ilişkin Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/350, 1995/315 esas ve karar numaralı dava dosyasında adresine ait ayrıntılı bilgi bulunmaktadır. Dosya istenilerek delil olarak göz önünde tutulduğuna göre, dava konusu parselin oluşumu nedeniyle açılan dava dosyasındaki davalının adresine ilişkin bilgiler göz önünde tutularak adına davetiye çıkarılmak suretiyle davadan haberdar edilmesi ve hükmün kendisine tebliğ edilmesi gerekirken bu yön göz önünde tutulmaksızın ilanen tebligat yapılmak suretiyle yargılamanın yürütülüp sonuçlandırılmış olması doğru değildir. Delil olarak dayanılan esas numarası anılan dava dosyasındaki davalının kimliğine ve adresine ilişkin bilgiler karşısında 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi hükmü nazara alınarak tebligat yapılması gerekir. Usulüne uygun taraf teşkili yapılmadan davanın kabulüne karar verilmiş olması bozma nedenini oluşturur.
Sonuç: Davacı Türkiye Kızılay Derneği Genel Başkanlığı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına 10.06.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy