(4721 S. K. m. 640, 713) (743 S. K. m. 639) (3402 S. K. m. 14)
Dava: Mehmet Lütfi Atlıhan ile Tol Köyü Tüzel Kişiliği ve Hazine aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Bala Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 03.07.2003 gün ve 85/214 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, taşınmazın kazanılamayacak yerlerden olduğunu bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Köy Tüzel Kişiliği vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapusuz taşınmazın MK. nun 639 (TMK.nun 713/1) maddesi hükmü uyarınca tescili isteğine ilişkindir.
Dava konusu taşınmaz, 1951 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında ziraate elverişsiz arazi niteliği ile tespit dışı bırakılmıştır. Davacı imar ve ihya sebebine dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur.
Dava konusu taşınmazın davacıya miras bırakanı babasından kaldığı, özellikle davacı tanığı Cafer Sarıışık tarafından ifade edilmiş ve taksim hakkında bir açıklama yapılmamış olduğuna göre, davacının miras bırakanı babası Davut Atlıhan'a ait mirasçılık belgesi istenilmesi, ölüm tarihi itibariyle tereke elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olup da davacıdan başka mirasçı var ise yöntemine uygun biçimde muvafakatları (olurları) alınmak suretiyle davaya katılmalarının sağlanması veya TMK. nun 640. maddesi uyarınca miras ortaklığına bir temsilci atanarak onun huzuru ile yargılamaya devam edilmesi, dava koşulu yerine getirildikten sonra uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekir.
İşin esasına gelince; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına ve aşağıda belirtilen hususlar dışında, davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın niteliğinin belirlenmesi bakımından sınırında yer alan 422 ve 425 nolu parsellere ait tapu kayıtları ile tapulama tutanakları ve dayanak belgelerin getirtilip uyuşmazlığın çözümünde göz önünde tutulması;
Bundan ayrı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi hükmüne göre; zilyetliğin bu Kanunda yazılı belgelerden birisi ile ispatı yoluna gidilmeyen hallerde zilyedin aynı çalışma alanı içinde kazanabileceği miktar sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümü geçmeyecektir. Anılan hüküm gözönünde tutularak 26.07.1972 tarihinden sonra davacının babası Davut Atlıhan ve davacı dışındaki diğer mirasçılar adına kadastro yolu ile veya açılan dava sonunda tescil edilmiş taşınmaz veya taşınmazlar var ise bunların miktarlarının, çalışma alanlarının, tescil tarihlerinin Tapu Sicil Müdürlüğü ile Kadastro Müdürlüğünden, açılmış dava olup olmadığının o yer Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup belirlenmesi,
Ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. Bu hususlar yerine getirilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması kanuna aykırıdır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy