(3402 S. K. m. 12/3)
Salih Polat ve müşterekleri ile Salih Karakaşlı ve Abidin Karakaşlı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Bozova Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 09.03.2004 gün ve 387/157 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacılar vekili, Bozova İlçesi, Soğukkuyu Köyü'ndeki 38 numaralı parselin müvekkillerinin murisi M. G. Polat adına tapuda kayıtlı bulunduğunu, dava konusu 37 numaralı parselin ise davalılar adına kayıtlı olduğunu, kendilerine ait 38 numaralı parsel hudutları içerisinde kalması gereken 8000 m2'lik kısmın yanlışlıkla 37 numaralı parsel içerisinde gösterildiğini açıklayarak 37 numaralı parselin 8000 m2'lik kısmının iptali ile 38 parsele dahil edilerek tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, süresinde davaya cevap vermemiş ve davayı inkar etmişlerdir.
Mahkemece davalıların kabulüne değer verilemeyeceği, 3194 sayılı İmar Kanunu ve 3083 sayılı Kanun çerçevesinde taşınmazın ifrazının mümkün olmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalıların duruşma zaptına geçen herhangi bir kabul beyanları yoktur.25.12.2003 tarihli keşif zaptına geçen beyanlarında ise; yapılan keşfe itirazları bulunmadığını, dava konusu parselde kullandıkları yeri gösterdiklerini, rapor ibrazından sonra beyanda bulunacaklarını açıklamışlardır. Bu açıklamalar davayı kabul niteliğinde beyanlar değildir. HUMK. nun 151/2 ve son maddesi duruşma zabıtlarının, duruşmada cereyan eden muhakeme ve muamelelerle kabul ve feragat beyanlarını ihtiva etmesi ve kabul beyanlarının imzalanması gerektiğini amirdir. Davalıların zapta geçip imzalanan herhangi bir kabul beyanları bulunmamaktadır.
Dava konusu 37 parsele ilişkin tutanak 18.12.1975 tarihinde kesinleşmiş, dava ise 20.10.2003 tarihinde 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesinde açıklanan on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmıştır. Davanın bu nedenle reddine karar vermek gerekirken taşınmazın ifrazının mümkün olmadığı gerekçesiyle reddi doğru olmamıştır. Mahkemenin ret gerekçesi doğru değil ise de, hüküm sonucu itibariyle doğru bulunmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 10.100.000 lira peşin harcın onama harcına mahsubuna 21.06.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy