(4721 S. K. m. 981)
Dava: M. K. ile E. K ve dahili davalı Ümraniye Belediye Başkanlığı aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının kabulüne dair Ümraniye 1. Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 10.03.2004 gün ve 203/187 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı E. K vekili ve dahili davalı Ümraniye Belediye Başkanlığı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 463 ada 1 parselde Ümraniye Belediye Başkanlığı adına tapuya kayıtlı taşınmazdaki binanın 1. katının 02.08.1985 tarihli tapu tahsis belgesi ile davalıya tahsis edildiğini, davalının da 19.09.1991 günlü ve 51580 yevmiye nolu satış vaadi sözleşmesi ile bu yerin zilyetliğini kardeşi davacıya devrettiğini, buna karşın davalının 22.10.1997 tarihinden bu yana taşınmaza tecavüzünü sürdürdüğünü belirtmek suretiyle davalının vaki tecavüzünün kaldırılmasına, vekil edeninin zilyetliğinin korunmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu yerde zilyet ve şagilin davalı E. K. Olduğunu bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davacı vekilinin isteği üzerine dava Ümraniye Belediye Başkanlığına usulünce ihbar olunmuştur.
Mahkemece, kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hükmün kabule ilişkin bölümü davalı vekili, yargılama gideri ve avukatlık ücretine ilişkin bölümü ise ihbar olunan Ümraniye Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zilyetliğin korunması isteğine ilişkindir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaz 463 ada 1 nolu parsel kapsamında olup Ümraniye Belediye Başkanlığı adına tapuya kayıtlıdır. 3001 sokak 173 kapı nolu 240 m2 üzerine inşa edilmiş binanın 1. katı 02.08.1985 tarihli tapu tahsis belgesi ile davalıya tahsis edilmiştir. Bu durumda, uyuşmazlığın TMK' nun 981 ve devamı maddelerinde sözü edilen zilyetliğin korunması kurallarına göre çözümlenmesi gerekir. Taraf vekillerince delil listelerinde tanık deliline de yer verildiği halde mahkemece taraf tanıkları dinlenilmeksizin satış vaadi belgesine dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Sözü edilen belgede ise zilyetliğin devrine dair herhangi bir açıklama yoktur. Mülkiyeti Ümraniye Belediye Başkanlığına ait olup tapu tahsis belgesi ile davalıya geçen taşınmaz üzerine yapılan binanın 1. katı satış ile davacıya geçmemiş ise o takdirde davacının zilyetliğinden söz edilmesi mümkün değildir. Ne var ki; mahkemece bu husus yeterince araştırılmamıştır. Taraf vekilleri delil listelerinde tanık deliline de dayandıklarına göre, taraflara tanıklarını taşınmaz başında dinletmeleri için süre ve imkan tanınması, tanıklardan özellikle zilyetliğin devrine ilişkin bilgilerinin etraflıca sorulması, tanık beyanları arasında farklılık meydana gelmesi halinde çelişkinin giderilmesine çalışılması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Bundan ayrı, ihbar olunan Ümraniye Belediye Başkanlığı hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir dava olmadığı ve buna göre de davada taraf sıfatını almadığı halde belediyenin yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile yükümlü tutulması da yerinde görülmemiştir.
Sonuç: Davalı vekili ile ihbar olunan belediye vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK' nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA ve 10.100.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine 20.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy