(4721 S. K. m. 984)
Dava: TCDD Genel Müdürlüğü ile Gülten aralarındaki elatmanın önlenmesi ve yıkım davasının reddine dair E 1. Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 23.9.2003 gün ve 108-527 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı İdare vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı TCDD Genel Müdürlüğü vekili, vekil edeni Genel Müdürlüğe Devlet Demiryolu güzergah geçirilmesi nedeniyle tahsis edilen Hazine adına kayıtlı 4839 parsele davalının elatmasının önlenilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu taşınmazın vekil edeninin tapulu malı olduğunu, Hazineye işgal tazminatı ödediğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davacı TCDD Genel Müdürlüğüne tahsis edildiğine ilişkin yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı, davanın TMK.nun 984.maddesinde öngörülen bir yıllık süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 4839 parsel Hazine adına tapuda kayıtlı bulunan bir yerdir. Dosya arasındaki belgelere göre, 4839 parselin Devlet Demiryolu inşaatı için 1968 tarihinde Hazinece kamulaştırıldığı, tapu kaydının beyanlar hanesinde "Demiryolu inşaatı için istimlake tabi tutulmuştur" şerh verilmiştir. Davacı vekili, dava konusu taşınmaz bölümünün Devlet demiryolu yapılmak üzere Hazinece 19.11.1973 günlü tutanak ile vekil edeni Genel Müdürlüğe tahsis ve teslim edildiğini açıklayarak davalının ev yapmak ve bahçe kullanmak suretiyle yapmış olduğu elatmanın önlenilmesi isteğinde bulunmuştur. Dava konusu taşınmazın mülkiyeti Hazinede bulunduğuna göre, uyuşmazlığın TMK.nun zilyetliğin korunması kuralları çerçevesinde çözüme kavuşturulması gerekir ise de, somut olayın özelliğine ve davacı tarafın sıfatına göre uyuşmazlığın çözümü özellik arz etmektedir.
Davalının ev ve bahçe yapmak suretiyle elattığı hususu tartışmasızdır. Mahkemece taşınmazın davacı tarafa teslim edildiğine dair yeterli belge ve delil bulunmadığı, ayrıca dava açmak için öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre taşınmazın Devlet Demiryolu yapımı nedeniyle kamulaştırıldığı ve teslim edildiği anlaşılmaktadır. Teslime ilişkin belge dosya arasında bulunmamakla birlikte, tahsis ve teslim işleminin yapıldığı hususunda duraksamamak gerekir.
Diğer yönden, kamu hizmetinin yapılması amacıyla tahsis edilen böyle bir yer hakkında açılacak davanın TMK.nun 984.maddesinde yazılı süreye bağlı olmaksızın her zaman açılması mümkündür. Açıklanan nedenlerle mahkemenin gerekçesine katılmak mümkün olmamıştır. Toplanan deliller ve dosya içeriği gözönünde tutularak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 7.900.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 01.07.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy