(3402 S. K. m. 14, 17)
Dava: İbrahim ile Hazine ve Y Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair K 1.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 11.07.2003 gün ve 102-668 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, imar - ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle kadastroca tespit dışı bırakılan dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, sebep açıklanmaksızın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paftaya göre dava konusu taşınmaz 1954 yılında fundalık niteliği ile tespit dışı bırakılan bir yerdir. Davacı vekili imar ve ihya sebebine dayanarak tescil isteğinde bulunmuş, yerel bilirkişi ve tanıklar dava konusu yerin 30 yıl kadar önce para ve emek sarf edilmek suretiyle kültür arazisi haline getirildiğini ve bağ olarak tasarruf edildiğini, ormancı bilirkişi 1966 yılında yapılıp kesinleşen orman sınırlama hattının dışında orman sayılmayan yerlerden, ziraatçı uzman bilirkişi 25 yıldan bu yana bağ yeri olarak kullanılan bir yer olduğunu bildirmesi üzerine mahkemece kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, tespit dışı bırakılan yerin davacı tarafından imar ve ihya edilerek kültür arazisi haline getirildiği ve orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış bulunduğuna, her ne kadar kuzeyinde yer alan 551 parselin hükmen oluşumuna esas olan dosyadaki bilgilere göre dava konusu taşınmaz yönü fundalık olarak gösterilmiş ise de, ziraatçı uzman bilirkişi raporundaki açıklamalar karşısında bağ olarak tasarruf edilen bir yer olduğu kanıtlanmış olduğuna göre davanın kabulüne karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına 8.7.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy