(3402 S. K. m. 14, 17) (4721 S. K. m. 713/1) (6831 S. K. m. 2/B)
Dava: Osman ile Hazine ve E Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair G Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 14.04.2004 gün ve 596/256 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde, mevki ve sınırlarını açıkladığı taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, taşınmazın kadastro harici bırakılan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı köy tüzel kişiliğine, dava dilekçesi tebliğ edilmesine karşın yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, Kadastro Teknisyeni Cevdet in 04.12.2003 günlü rapor ve krokisinde; A harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü açısından davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, aynı gerekçelerle Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1, 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17.maddeleri gereğince açılan tescil davasıdır.
Mahkemece; her ne kadar kazanma, imar ve ihya koşullarının davacı yararına gerçekleştiği görüşünden hareketle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, B Yıldırım Kadastro Müdürlüğünün 26.09.2003 gün ve 1170 sayılı yazılarında; 1960 yılında uyuşmazlık konusu taşınmazın çalılık niteliğiyle tespit dışı bırakıldığını bildirilmiştir. Bundan ayrı, Uzman Bilirkişi nin12.12.2003 günlü rapor ve krokilerine göre, tescili istenen uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu Engürücük Köyü'nde 1977 yılında 6831 sayılı Kanun hükümleri uyarınca orman kadastrosunun ve aynı yıl 1744 sayılı Kanunun 2.maddesinin uygulamasının yapıldığı ve ilan edildiği, daha sonra 3302 sayılı Kanunun 2/B maddesinin uygulamasına 08.09.1987 tarihinde başlandığı, 10.09.1987 tarihinde bitirildiği, buna ilişkin işlemlerin 29.04.1988 tarihinde ilan edilerek 6 ay sonra kesinleştiğinin açıklandığı, uyuşmazlık konusu taşınmazın Devlet ormanı iken belirtilen 1744 ve 3302 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan 2/B uygulaması sonucu Maliye Hazinesi adına orman sınırları dışına çıkartıldığı ifade edilmiştir.
Taşınmaz 1988 yılında kesinleşen 2/B uygulamasına ilişkin işlemlerle Maliye Hazinesi adına orman rejimi dışına çıkartıldığına göre, davacının zilyetliği en erken 1988 yılında başladığının kabulü gerekir. 1988 yılından önce taşınmaz, orman sınırları içinde ve Devlet ormanı sayılan yerlerden bulunduğuna göre, bu tarihten önceki zilyetliği hukuken bir değer taşımaz. Taşınmazın orman rejimi dışına çıkartıldığı 1988 tarihinden davanın açıldığı 04.09.2003 tarihine kadar davacının kazanmayı sağlayan 20 yıllık kazanma süresi dolmadığı gözetilerek, davanın bu sebeple reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş bulunması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle ve HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.07.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy