(3402 S. K. m. 12)
Dava: M. Nuri Dilmen ile Hazine, Nusaybin Belediye Başkanlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğü aralarındaki dava hakkında Nusaybin Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 26.09.2003 tarih ve 168/203 sayılı hükmün Dairenin 08.04.2004 gün ve 1977/2689 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Davalı Hazine vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Nusaybin ilçesi Aldulkadirpaşa Mahallesi 50 kapı numaralı eve vekil edeninin 35 yılı aşkın süreden beri zilyet olduğunu belirterek tapuya tescilini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, hükmün kabule ilişkin bölümünün Hazine ve Karayolları Genel Müdürlüğü vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan incelemede 08.04.2004 gün, 2004/1977-2689 esas ve karar sayılı hüküm ile onanmasına karar verilmiş, bu kez davalı Hazine vekili karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.
Yerel mahkemece verilen karar ile davanın kısmen kabulü ile metruk mezarlık ve yol fazlalığında davacı lehine kazanma koşulları gerçekleştiğinden 1418.83 m2'nin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, temyiz isteği üzerine Dairemizce yapılan incelemede özetle; metruk mezarlık ve yol fazlalıklarının zilyetlikle kazanılmalarının mümkün olduğu somut olayda davacı lehine kazanma koşullarının tamamlandığı gerekçesi ile davanın temyize getirilen kabule ilişkin bölümü onanmıştır. Hükme esas alınan Fenni Bilirkişi Ferhat Demir tarafından düzenlenen 06.03.2003 havale tarihli krokide tesciline karar verilen kırmızı taralı A harfi ile gösterilen 1418.83 m2'nin 469.91 m2'sinin 57 parsel içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Dosya arasında bulunan tapulama tutanağına göre, 57 parsel itiraz edilmeksizin 11.10.1965 tarihinde kesinleşmiş ve tapuya tescil edilmiştir. İncelenmekte olan bu dava ise tespit öncesi nedene dayanılarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin kaçırılmasından sonra 06.11.1998 tarihinde açılmıştır. Anılan maddedeki 10 yıllık süre hak düşürücü nitelikte olup, olumsuz dava koşuludur. Hak düşürücü sürenin gerçekleşmesi, işin esasının incelenmesini önler. Hak düşürücü süre tüm defi ve itirazlardan önce nazara alınır. Bu nedenle; yargılama bitinceye dek hak düşürücü sürenin geçtiği taraflarca ileri sürülebileceği gibi, görevden ötürü hakim tarafından kendiliğinden de gözönünde tutulur. Davanın 57 parsel içinde kalan 469.91 m2'sine ilişkin bölümünün hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken bu bölümünde davacı adına tesciline karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle davalı Hazine vekilinin karar düzeltme isteği yerinde görülerek Dairemizin 08.04.2004 gün, 2004/1977-2689 esas ve karar numaralı hükmünün 57 parsel içinde kalan 469.91 m2'lik kısmına ilişkin bölüm hakkındaki onama kararından dönülmesine, yerel mahkeme hükmünün yukarıda belirtilen gerekçe uyarınca BOZULMASINA, diğer kısımlara ilişkin karar düzeltme isteğinin REDDİNE, 14.09.2004 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dairenin 08.04.2004 tarih ve 2004/1977 E. - 2689 karar sayılı oyçokluğuyla alınan gerekçeli onama kararına ekli karşı oy kapsamı usul ve yasaya uygundur. Nitekim, sayın çoğunluk karşı oy kapsamındaki, kadastroda mezarlık olarak tespit ve tescil edilen 57 parselle ilgili sebebi görüp benimseyerek; buna ilişkin gerekçeli onamadan dönmüştür.
Esasen, karşı oy gerekçelerindeki bir diğer nedene gelince: davacı, 06.11.1998 havale tarihli dava dilekçesinde, tescili istediği yeri .... Nusaybin İlçesi, Abdulkadirpaşa Mah. No: 50 adresindeki Ev.... olarak nitelemiştir. Davacı davasını vekil ile takip etmiştir. Davanın hiçbir aşamasında ev ve avlusu ve müştemilatı olarak açıklaması ve talebi yoktur. Hukuk hakimi taleple bağlıdır. Öte yandan, çoğun içinde az da vardır kuralı burada geçerli değildir. Somut olayda, çok değil; az talep edilmiştir. Hakim yasayı uygulamakla ve yasaya uygun yorum yapmakla görevlidir. Kaldı ki, yerel belediyenin 20.03.2003 tarih ve 252 sayılı yazısına göre bu yer; imar planında, çocuk bahçesi, konut alanı ve ticaret alanıdır. Tüm bu nedenlerle, sayın çoğunluğun öteki onamaya ilişkin gerekçelerine katılmam olanaklı değildir. Karar bu sebeplerle de bozulmalıdır. 14.09.2004
Full & Egal Universal Law Academy