(1086 S. K. m. 437)
Dava: Faik Sonakalan ve müşterekleri ile Mutluca Köyü Tüzel Kişiliği ve Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne dair Solhan Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 26.06.1996 gün ve 39/35 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar ve davaya katılan Saim İnan, 1048 parsele ait sınırlandırmanın kısmen iptali ile adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı köy muhtarı, dava konusu taşınmaz bölümünün davacılara ait olduğunu açıklamıştır.
Mahkemece, teknik bilirkişinin raporunda A harfi ile gösterilen 26850 m2 yerin davacılar, B harfi ile gösterilen 3340 m2 yerin davaya katılan Saim İnan adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz bölümlerini kapsayan 1048 parsel, vergi kaydı muhtar ve bilirkişi sözlerine dayanılarak 19.07.1979 tarihinde köy orta malı mera olarak sınırlandırılmış, tutanak 15.07.1980 tarihinde kesinleşmiştir. Davacılar, süresinde açtıkları eldeki bu dava ile dava konusu taşınmaz bölümüne ait sınırlandırmanın iptal ve tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davaya katılan Saim İnan 22.06.1989 tarihli dilekçesi ile davaya katılmış ise de, adı geçenden gerekli dava harçlarının alınıp alınmadığı anlaşılmamaktadır. Davaya katılan Saim İnan'ın lehine hüküm kurulabilmesi için gerekli dava harçlarının alınması, davada taraf durumunu alması gerekir. Mahkemece bu husus üzerinde durulmadan onun lehine hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
İşin esasına gelince; Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaz bölümlerini kapsayan 1048 parsel ile kuzeyinde yer alan 1049 parsel köy tüzel kişiliği adına kayıtlı orta malı niteliğindeki 282 tahrir numaralı vergi kaydına dayanılarak tespit edilmiştir. Yerel bilirkişi ve tanıklar, dava konusu taşınmaz bölümlerinin vergi kaydının kapsamında kalmadığını bildirmişler ise de, aynı kaydın kapsamında kalan 1049 parsel hakkında Solhan Kadastro Mahkemesi'ne açılan 1982/2 esas numaralı tespite itiraz davası nedeniyle 06.06.1990 tarihinde yapılan keşifte 1048 ve 1049 parsellerin tespit sırasında nazara alınan yukarıda tarihi yazılı vergi kaydının kapsamında kaldığı kesin olarak belirlenmiştir. Davacıların da taraf durumunu aldıkları bu dava nedeniyle yapılan incelemeye göre 1048 parsel vergi kaydının kapsamında kalan bir yerdir. Mahkemece esas numarası anılan dava dosyasındaki belirlemeler ve toplanan deliller göz önünde tutulmaksızın yazılı delillerle hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Tüm bu yönler göz önünde tutularak dava konusu taşınmaz bölümlerinin başında yeniden keşif yapılması, 1049 parsel hakkında görülmekte olan dava nedeniyle toplanan deliller ve kesinleşmiş olguların göz önünde tutulması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy