(3402 S. K. m. 14)
Dava: Enver Arslan ve müşterekleri ile Hazine, müdahil davalılar Fatma Arslan ve müşterekleri tereke mümessili Enver Arslan aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Bozova Asliye Hukuk Hakimliği'nden verilen 07.10.2003 gün ve 332/661 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tereke mümessili Enver Arslan vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, miras ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle 109 ada 2 parselin tapu kaydının iptali ile vekil edenleri adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı Hazine karar başlığında gösterilmemiş ise de, hüküm tebliğ edilmiş olduğuna göre bu eksiklik bozma sebebi yapılmamıştır.
Dava konusu 109 ada 2 parsele ait kadastro beyannamesinde; hiç kimsenin mülkiyetinde bulunmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunun bildirilmesi üzerine 30.09.1983 tarihinde kıraç niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiş, beyanname ve ekleri komisyona sunulmuştur. Komisyonca da tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmiştir. Davacılar süresinde açmış oldukları görülmekte olan bu dava ile dava konusu taşınmazın miras bırakan Hüseyin'den kaldığını, 50-60 yıldan bu yana tasarruf ettiklerini açıklayarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. 10.09.1998 tarihinde yapılan keşifte yerel bilirkişi ve tanıklar, davacılar ve miras bırakanının 40 seneyi aşkın zilyetliğini haber vermişler, ziraatçı uzman bilirkişi bu yerin keşif tarihinden geriye doğru son üç yıldan bu yana tasarruf edilen bir yer olduğunu bildirmiş, davacılar vekilinin itirazı üzerine yapılan ikinci keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar davacıların taşınmaza kısmen zilyet olduklarını bildirmişler, ziraatçı bilirkişi de 5 yıllık bir kullanmadan söz etmiştir.
Dava, tespitten önceki kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Bu tür uyuşmazlıklarda kazanmayı sağlayan zilyetliğin tespit tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile geçmiş olması gerekir. Her ne kadar ilk keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar 40 yıllık zilyetlikten söz etmişler ise de, beyanları soyut olup daha sonraki keşiflerde de dinlenen kimseler kısmi zilyetlikten bahsetmişlerdir. Ziraatçı uzman bilirkişiler de keşif tarihlerinden geriye doğru 3-5 yıllık zilyetlikten haber vermişlerdir. Tüm bu açıklamalar karşısında mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere dava kanıtlanmamış olmaktadır. Yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 10.100.000.- lira peşin harcın onama harcına mahsubuna 11.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy