(4721 S. K. m. 713, 715)
Dava: Aşır Çiğel ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Kulu Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 25.12.2003 gün ve 252/875 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, satın alma ve eklemeli kazanmayı sağlayan 80 seneyi aşkın zilyetlik nedeniyle 306 ada 22 parselin Hazine üzerindeki tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
306 ada 22 parsele ait kadastro tutanağında, 11.10.1962 gün ve 251 numaralı tapu kaydına dayanılarak 28.4.1994 tarihinde tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu hükümleri uyarınca düzenlenen dayanak tapu kaydına ait belirtmelikte Ahmet Dalbudak'ın işgalinde bulunan 2496 parsele uygulanan 1938 tarih ve 776 ve tahrir numaralı vergi kaydının miktar fazlası hali ve meradan açılan yer olduğu açıklanmak suretiyle Hazine adına belirtilmiştir. Davacı vekili, belirtmeden önceki sebebe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Yerel bilirkişi ve tanıklar dava konusu yerin davacı ve satıcısı tarafından belirtme tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarruf edildiğini bildirmeleri üzerine mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacının satıcısı Seyit'in miras bırakanı Ahmet Dalbudak adına kayıtlı 4 hektar yüzölçümlü yukarıda tarihi ve sayısı yazılı vergi kaydı bir sınırı hali yazılıdır. Vergi kaydı kadastro tespiti sırasında 19, 20 ve 23 parsellere revizyon görmüş, kayıtta yazılı kadar yer kayıt malikinin ardaları adına tespit ve tescil edilmiştir. Hali sınırı kural olarak genişletmeye ve değiştirmeye elverişli sınırlardan olup bu tür belgeler miktarı ile geçerlidir. Vergi kaydında yazılı miktar kadar yer vergi kaydının mükellefi ve hukuki ardaları adına tespit ve tescil edildiğine göre miktar fazlasının sınırda yazılı hali yerden elde edildiğinin kabulü gerekir. Komisyonca düzenlenen belirtmelikte vergi kaydının revizyon gördüğü 2496 parselin kuzey batısında yer alan 2505 parsel mer'a olarak belirtilmiş, kadastroda da 17 parsel numarasıyla sınırlandırılmıştır. Belirtmelikte miktar fazlası olan dava konusu yerin mer'a ve haliden elde edildiği açıklandığına göre yerin, sınırda yer alan mer'adan elde edildiğinin kabulü gerekir. Mahkemece bu yön gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy