(4753 S. K. m. 1) (492 S. K. m. 13) (1086 S. K. m. 432)
Dava: Aysel Köylüoğlu ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Kulu Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 25.05.2004 gün ve 1206/355 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, miras, taksim ve kazanmayı sağlayan 100 seneyi aşkın eklemeli zilyetlik nedeniyle 176 ada 30 ve 173 ada 45 parsellerin Hazine üzerindeki tapu kayıtlarının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları mündericatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, 4753 sayılı Kanun hükümleri uyarınca faaliyet gösteren Toprak Komisyonunca 2634 parsel numarasıyla Hazine adına belirtilip 11.11.1961 gün ve 385 numaralı tapu kaydının kapsamında kalan bu yerin davacı adına kadastro yoluyla tespit edilen 29 parselin esası olan 2658 parsele ait 1938 tarih 1827 tahrir numaralı vergi kaydının hali sınırı içermesi nedeniyle hali ve meradan açıldığı belirtilerek Hazine adına tespit edilmiş ise de, davacının amcası Hacı Köylü adına kayıtlı vergi kaydının mera sınırını içermediği, paftaya göre sınırında meranın yer almadığı, kadastroca oluşturulan 24, 25 ve 27 parsellere uygulanan vergi kaydının dava konusu taşınmaz yönünü hali ve Musa olarak göstermeleri , batısında yer alan parselin ham toprak niteliği ile tespit edildiği getirtilen pafta ve komşu parsellere ait belgelerden anlaşıldığına, mera olmayan bu yerin 29 parselle birlikte davacı ve miras bırakanı tarafından belirtme tarihinden geriye doğru 20 seneden fazla süre ile tasarruf edildiği, yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından , tarım arazisi olduğu ziraatçi bilirkişi tarafından açıklandığına göre bu yere ait tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş olmasında kanuna aykırı bir yön görülmemiştir.
Davalı Hazine temsilcisinin bu parsele karşı ileri sürmüş olduğu temyiz itirazlarının reddi ile 176 ada 30 parsele ilişkin hüküm bölümünün ONANMASINA,
4 hektar 9400 m2 yüzölçümlü 173 ada 45 parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; kadastro tutanağında 11.11.1961 gün 405 nolu tapu kaydına dayanılarak 12.3.1992 tarihinde tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu hükümleri uyarınca oluşturulan Toprak Komisyonunca düzenlenen dayanak tapu kaydına ait 2694 parselin 1202 nolu belirtmeliğinde 2693 parsele uygulanan 1938 tarih 1823 tahrir numaralı vergi kaydının batı ve güney sınırının hali yazılı olması, hali ve mer'adan açıldığı belirtilmek suretiyle Hazine adına belirtilmiş ve sicil oluşturulmuştur. 1823 tahrir numaralı vergi kaydına dayanılarak 11700 m2 yer 46 parsel numarasıyla davacı adına tespit edilmiştir. Davacının miras bırakanı Veli oğlu Musa Köylü adına kayıtlı vergi kaydının batı ve güney sınırı hali yazılıdır. Bu parselin çevresinde Toprak Komisyonunca 2711, kadastroca da 19 parsel olarak sınırlandırılan mera parseli yer almaktadır. Açıklandığı üzere 45 parselin etrafında paftaya ve eylemli duruma göre mera parseli bulunmaktadır. Davacı miras bırakanı adına kayıtlı bulunan vergi kaydındaki sınırlarla bağlı olup kayıtta yazılı miktar kadar yer 46 parsel numarasıyla adına tespit ve tescil edildiğine göre miktar fazlası olan dava konusu yerin sınırdaki meradan elde edildiğinin kabulü gerekir. Mahkemece, pafta ve eylemli duruma ters düşen yerel bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilmek suretiyle yazılı şekilde bu parsel hakkındaki davanın da kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin bu yöne ilişen temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile 173 ada 45 parsele ilişkin hüküm bölümünün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/İ maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına 01.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy