(4721 S. K. m. 640) (743 S. K. m. 581)
Dava: Dursun Yıldızhan, Hüseyin Yıldızhan, dahili davacılar Hatın Yıldızhan ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Sarıoğlan Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 14.02.2002 gün ve 236/43 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava konusu taşınmazın miras bırakanı babası Süleyman'dan kaldığını, kardeşleri ile birlikte kullandığını açıklayarak veraset belgesindeki hisseler oranında kendisi ile birlikte diğer mirasçılar adına tapu kaydının iptali ile tescilini istemiştir.
Mahkemece, davacıya MK. nun 581. maddesi gereğince terekeye temsilci atanması için dava açması hususunda mehil verilmiş, ancak 4721 sayılı TMK. nun 640. maddesinin 4. fıkrası ile getirilen düzenleme gereğince bu ara kararından dönülmüş ve mirasçılardan her birinin terekedeki haklarının korunmasını isteyebileceğinden hareketle davacının talebini kabul etmiştir.
TMK. nun 640/4. maddesi terekedeki hakların korunması için getirilmiş bir hükümdür. Bu hüküm üçüncü kişilerin terekeye vaki olan müdahalelerinin ve muarazalarının önlenmesine yöneliktir. Elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olan bir taşınmaz bakımından, tek başına dava açıp, diğer mirasçıların da istek ve haklarını elde etmek için getirilmiş bir hüküm değildir. Aksine düşüncede; TMK. nun 640. maddesinin 2 ve 3. fıkralarının tatbik kabiliyeti kalmayacağı gibi, 4. fıkra ile diğer fıkralar arasında çelişkili durum doğar.
Dosyada bulunan mirasçılık belgesine göre murisin ölüm tarihine göre tereke elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olup davacıdan başka mirasçısı vardır. Bu kişilerin yöntemine uygun biçimde muvafakatları (olurları) alınmak suretiyle davaya katılmalarının sağlanması veya TMK. nun 640. maddesi uyarınca miras ortaklığına bir temsilci atanarak onun huzuru ile yargılamaya devam edilmesi, dava koşulu yerine getirildikten sonra uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken, bu husus yerine getirilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması kanuna aykırıdır.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına 27.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy