(4721 S. K. m. 704) (3402 S. K. m. 16) (492 S. K. m. 13)
Dava: İbrahim Duran ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair İnhisar Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 11.02.2004 gün ve 11/2 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı İbrahim Duran, dava konusu 101 ada 51-218-219 numaralı taşınmazları 10 yıl önce Mustafa Hopa'dan satın aldığını, üzerine meyve ağaçları diktiğini, ayrıca taşınmazlarda teraslama yaptığını, kadastro çalışmaları sırasında bu yerin Hazine adına tespitinin yapıldığını ve tapuya tescil edildiğini açıklayarak önceki malikle birlikte süregelen zilyetliği sebebiyle tapuların iptal edilerek adına tapuya tescil edilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre dava konusu 101 ada 51 ve 219 parsellerle ilgili davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu kısmının ONANMASINA,
Dava konusu 218 numaralı parsel, kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit edilmişse de edinme sebebi sütununda taşınmazın üzerinde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne ait sulama kanalı geçtiği açıklanmış ve bu durum beyanlar hanesine de yazılmıştır. Ziraat Mühendisi bilirkişi keşfi müteakip hazırladığı raporunda; 218 parsel üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyetin yapılmadığını, bu parselin yol olarak kullanıldığını, üzerinde betonarme su kanalının mevcut olduğunu belirtmiştir. Dosyaya gelmeden Devlet Su İşlerinin haritası ve kamulaştırma planından da bu yerden yol ve su kanalının geçtiği anlaşılmaktadır. Ancak, taşınmaz Hazineye ait olduğu için ayrıca bir kamulaştırma yapılmadığı da belirtilmiştir. Bu haliyle dava konusu taşınmazın kamuya tahsis edildiği görülmektedir. Kamuya tahsis edilen ve halen aktif olarak bu amaçla kullanılan böyle bir yerin tapuya tescili TMK.nun 704., 3402 sayılı Kanunun 16. maddesi hükümlerine aykırıdır. Bu gibi hallerde tescile değil, zilyetliğin tespitine karar vermek gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile eksik incelemeye dayalı, usul ve yasaya aykırı hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına 05.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy