(1086 S. K. m. 237) (3402 S. K. m. 34) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Hamide Nurhayat Gümüşsu ve Arife Seval Güçlü ile Hazine, Ahmet Necip Çelikel, Melahat Ekinci, Fakıbeyli Köyü Tüzel Kişiliği, Asude Yiğitbaşı ve Emine Çelikel aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Yozgat Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 25.05.2004 gün ve 466/437 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili, duruşmasız olarak davalı Emine Çelikel taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.02.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacılar vekili Avukat Gazi Baran ve karşı taraftan Ahmet Necip Çelikel ve Melahat Ekinci vekili Avukat Seyit Mehmet Ekinci ve Hazine vekili Avukat Armağan Örücü geldiler. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar Hamide Nurhayat Gümüşsuyu ve Arife Seval Güçlü, dava konusu 668, 670, 672, 1171, 1288, 1289, 1676, 1862 ve 1687 parsellerin kendileri ile davalı gerçek kişilerin ortak kök miras bırakanları Hasan Efendi'den kaldığını,1958'de mirasçılar arasında yapılan taksimde bu yerlerin tamamının yakın miras bırakanları Mustafa Mucip Çelikel'e kaldığını, o tarihten beri önce yakın miras bırakanlarının, ölümü ile de kendilerinin zilyet ve tasarrufları altında olduğunu belirterek 1687 parselin mer'a sınırlandırmasının iptaline, diğer dava konusu taşınmazların ise tapu kayıtlarındaki gerçek kişi davalılar adına olan paylarının iptali ile tamamının kendi adlarına tesciline karar verilmesin istemişlerdir.
Davalılar Ahmet Necip Çelikel ve Melahat Ekinci vekilleri, kesin hüküm gerekçesi ile davalı Hazine vekili mer'aların zilyetlik ile kazanılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesini savunmuşlar, davalı Fakıbeyli Köyü temsilcisi yargılama oturumlarına katılmamış ve savunma yapmamıştır.
Mahkemece, 1687 parselin mer'a niteliğinde olması, diğer taşınmazlar hakkındaki davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar ve dahili davalı Emine Çelikel tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu, 668, 670, 672, 1171, 1288, 1289, 1676 ve 1862 parseller, 1991 tarihindeki kadastroda miras ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeni ile davacılar, davalı gerçek kişiler ve dava dışı mirasçılar adına paylı mülkiyet esasına göre tespit edildikten sonra eldeki dosyanın davacıları Hamide ve Seval, davalıları Ahmet ve Melahat ile birlikte bir kısım dava dışı mirasçılar aleyhine Yozgat Kadastro Mahkemesine açtıkları davada, aynı kök miras bırakandan gelen eklemeli zilyetliğe ve taksime dayanarak itirazda bulunmuşlardır. Yargılama sonunda 17.09.1993 tarih, 100/136 esas ve karar sayılı hüküm ile davacılar yönünden tespit gibi tesciline karar verilmiş ve hüküm temyiz edilmeksizin 11.02.2000 tarihinde kesinleşmiştir. Bundan sonra davacıların bir kez daha aynı davalılar aleyhine, aynı taşınmazlar için Yozgat Asliye Hukuk Mahkemesine açtıkları dava 08.06.2000 tarih 184/382 esas ve karar sayılı hüküm ile kesin hüküm nedeniyle reddedilmiş, Yargıtay 16. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleşmiştir. Bir hükmün HUMK. nun 237. maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 34.maddesi hükümleri uyarınca; kesin hüküm sayılabilmesi için her iki davanın tarafları, konusu ve sebebi bakımından birlik bulunması gerekir. Az yukarıda da açıklandığı gibi 668, 670, 672, 1171, 1288, 1289, 1676 ve 1862 parseller yönünden somut olayda taraf, konu ve sebep birliği mevcuttur.
1687 parselin kadastro tutanağı dosya arasında bulunmamakla birlik de dosya içerisinde bulunan mer'a sicil kaydından mer'a olarak sınırlandırıldığı anlaşılmaktadır. Ziraat Bilirkişisi Beyazıt Uzun tarafından düzenlenen 18.05.2004 tarihli raporda, 1687 parselin dava konusu yapılan bölümünün, keşif tarihinde kavaklık niteliğinde olduğunu belirtmekle birlikte eğim durumuna, toprak yapısına, bitişiğindeki mer'a niteliğindeki taşınmaza göre 20-25 yıl önce mer'adan açıldığını, mer'anın devamı niteliğinde olduğunu belirtmiştir. Uzman bilirkişinin bilimsel gerekçelere dayalı bu raporu karşısında mahkemece tanık ifadelerine değer verilmemesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davacılar 09.10.2001 ve 25.12.2001 tarihlerinde mahkemeye sundukları dilekçelerde, ilk dava dilekçesinde dava konusu yapılmayan dava dışı taşınmazlar ile sonradan davalı gösterilen Asude Yiğitbaşı ve Emine Çelikel hakkında da karar verilmesini istemişlerse de; usulüne uygun olarak harcını yatırmak sureti ile dava açmadıklarından bu husus da mahkemece ayrıca karar verilmemesinde usul ve kanuna aykırılık görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeni ile davacılar vekilinin ve davacılar lehine temyiz eden dahili davalı Emine Çelikel'in tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun görülen yerel mahkeme hükmünün ONANMASINA, Yargıtay duruşmanın yapıldığı tarih de yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 375.000.000'er TL. Avukatlık ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan ve haklarındaki davalar ayrı ayrı nedenlerden dolayı reddedilen davalılar Hazine ve Melahat Ekinci'ye verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 10,10 YTL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,10 YTL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 22.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy