(743 S. K. m. 639) (4721 S. K. m. 713) (442 S. K. m. 20, 33)
Dava: L.D. ile Hazine ve Çanakçı Köyü tüzel kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 23.03.2004 gün ve 788/226 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazların ihya eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, kazanma koşullarının oluşmadığı ayrıca süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı köy temsilcisi, davaya bir diyeceğinin olmadığını bildirmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapusuz taşınmazın MK. nun 639 (TMK. nun 713/1.) maddesi hükmü uyarınca tescili isteğine ilişkindir.
442 sayılı Köy Kanunu'nun 33/b fıkrasında Köy tüzel kişiliği ile davacı ve davalı olan muhtar ve ihtiyar meclisi üyeleri bu davalarda köy tüzel kişiliğini temsil edemezler. Yetkili temsilciyi Köy Derneği seçer denilmiştir. Aynı Kanunun 20. maddesi ile de Köy Derneğinin oluşumu düzenlenmiş bulunmaktadır. Dosyaya sunulan 18.04.2001 tarihli köy karar defteri yaprağından; davacının köy muhtarı olduğu ve köyü temsil etmek üzere aza Halil Demir'in davacı durumunda bulunan köy muhtarı ile üç aza tarafından görevlendirilmiş olduğu görülmektedir. Bu durumda yetkili temsilci anılan kanun hükmüne uygun olarak seçilmiş değildir. Yetkili temsilci kanun hükmüne uygun olarak Köy Derneğince seçilmelidir. İş bu davada davalı köyü temsil etmek üzere Köy Derneğince bir temsilci atanarak onun huzuru ile yargılamaya devam olunması, ondan sonra uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekirken taraflarla ilgili dava şartı yerine getirilmeden yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK'nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına 18.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy