(3402 S. K. m. 12)
Dava: Hayriye Şahin ile Mehmet Üzümkaya aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Sivas 3.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 10.05.2004 gün ve 16/2000 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 01.02.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden Mehmet Üzümkaya geldi. Karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Hayriye Şahin vekili, ortak miras bırakan Mustafa'dan kalan dava dilekçesinde ada ve parsel numarası yazılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak, miras payı oranında tapu kayıtlarının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Mehmet Üzümkaya, dava konusu yerlerin kök miras bırakan Ömer Ağa'dan kaldığını, yakın miras bırakan Mustafa'nın payını 18.12.1959 tarihinde, halaları olan diğer mirasçıların paylarını 07.03.1966 günlü belge ile, 216 ada 20 parseli de 1961 yılında üçüncü kişi İbrahim'den satın ve devraldığını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 101 ada 17, 151 ada 121, 232 ada 53 parsellerin davada taraf durumunu almayan üçüncü kişi adına tapuda kayıtlı bulunması, 140 ada 23, 216 ada 20 ve 218 ada 11 parsellerin 18.12.1959 günlü belge ile davalıya satılıp devredilmiş olması nedeniyle bu parseller hakkındaki davanın reddine, dava konusu diğer parsellerin tarafların yakın miras bırakanı Mustafa'dan kaldığı, terekesinin taksim edilmediği gerekçesiyle davacının miras payı oranında iptal ve tescile karar verilmesi üzerine; hükmün, kabule ilişkin bölümü davalı Mehmet Üzümkaya tarafından temyiz edilmiştir.
101 ada 17, 151 ada 121 ve 232 ada 53 parsel dışında kalan dava konusu tüm parsellere ait kadastro tutanaklarında, senetsizden davalı Mehmet Üzümkaya adına tespit ve tescil edildiği belirlenmiştir. Mustafa Üzümkaya'nın dosya arasındaki mirasçılık belgesine göre davacı, davalı ve davada taraf durumunu almayan diğer üç mirasçıyı bıraktığı belirlenmiş, davalının savunmasında ileri sürdüğü kök miras bırakan Ömer Ağa'ya ait mirasçılık belgesi istenilmemiştir. Davalının dayandığı 07.03.1966 günlü belgede, isimleri yazılı Ömer Ağa'nın mirasçılarının Gümüşdere Köyü sınırları içerisinde bulunan tapulu tapusuz tüm taşınmazdaki paylarını davalı Mehmet Üzümkaya'ya satıp devrettikleri açıklanmıştır. Tapu kayıtlarına göre kabulüne karar verilen 101 ada 126 parsel dışındaki diğer parseller Gümüşdere Beldesi içerisinde kalan yerlerdir. Mahkemece davalının dayandığı tarihi açıklanan senedin geçerli bulunmadığı gerekçesiyle bu parseller hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir. 07.03.1966 günlü belge usulüne uygun olarak düzenlenen bir belgedir. Ne var ki; Ömer Ağa'nın mirasçılık belgesi istenilmediği için satıcıların Ömer Ağa'nın mirasçıları olup olmadıkları belirlenmediği gibi, davalının Ömer Ağa'nın tüm mirasçılarının payını alıp almadıkları hususu açıklığa kavuşturulmamıştır. Yerel bilirkişi ve davacı tanığı İbrahim Aksakal, taşınmazların öncesi ve aidiyeti hakkında bilgisizlik beyan etmiş, listede ismi geçen diğer davacı tanığı ile davalı tanıkları, taşınmazların Ömer Ağa'dan kaldığını bildirmişlerdir. Tanık listesinde isimleri geçmeyen tutanak bilirkişileri fazla bir açıklamada bulunmaksızın tarafların beyanlarına dayanarak tutanakların düzenlendiğini bildirmişlerdir.
Mahkemece, tüm bu açıklamalara karşın senedin geçersiz olduğu ve sebebi açıklanmaksızın taşınmazların tarafların yakın miras bırakanı Mustafa'dan kaldığı gerekçesiyle yazılı parseller yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Öncelikle, kök miras bırakan Ömer'in mirasçılık belgesinin istenilmesi, mirasçılarının belirlenmesi, taşınmazların aidiyetinin kesin olarak belirlenmesi, davalı tarafından ileri sürülen 07.03.1966 günlü belgenin kapsamında kalıp kalmadıkları, belge dahilinde kalan yerler ise dayanan senet geçerli bulunduğundan miras paylarını devreden mirasçıların paylarının davalıya geçtiğinin kabulü gerekir. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde 232 ada 25, 116 ada 5, 131 ada 40, 101 ada 126, 144 ada 12, 182 ada 16, 232 ada 52 parseller hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Mehmet Üzümkaya'nın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün kabule ilişkin bölümünün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 10,10 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 01.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy