(3402 S. K. m. 17)
Dava: Hüseyin Alkan ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Antalya 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 21.10.2003 gün ve 663/1053 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 992 parselin Hazine üzerindeki tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre aşağıda belirtilen husus dışında davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Dava konusu parsele ait kadastro tutanağına göre, 1963 yılında Topallı Köyünde kadastro çalışmalarının yapıldığı esnada orman sınırlama hattının içerisinde kalması nedeniyle tespit dışı bırakıldığı, daha sonra nitelik kaybı sebebiyle orman dışına çıkarıldığı, 654 parsel numarası ile hazine adına tescilli bulunan taşınmaz içerisinde kaldığı, Mustafa oğlu Hüseyin Alkan'ın zilyet ve tasarrufu altında bulunduğu açıklanmak suretiyle tarla niteliğiyle hazine adına tespitinin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı vekili tespitten önceki imar ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, mahkemece kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ormancı bilirkişi raporu, sınırlama ve makiye tefrike ilişkin belgelere göre, dava konusu parsel 1946 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu hükümleri uyarınca yapılan orman sınırlandırma çalışmaları sırasında sınırlama hattı içerisine alınmış, 1952 yılında 5653 sayılı Kanun hükümleri uyarınca makiye tefrik edilmiş, 1981 yılında 1744 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi hükmü uyarınca nitelik kaybı sebebi ile orman dışına çıkarılmıştır. Kesinleşmiş sınırlama hattı içerisinde kalan dava konusu yerin 1952 yılında Maki Tefrik Komisyonunca makiye tefrik edilmek suretiyle ormanla bağlantısı kesilmiş olmaktadır. Bu nedenle, orman sayılmayan bir yerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesinde belirtilen koşullar altında imar ihya edilmesi kazanmayı sağlar.
Ancak, dava konusu taşınmazın bulunduğu Topallı Köyü çalışma alanında kadastro çalışmaları dosyada mevcut Antalya Kadastro Müdürlüğünün 24.07.2003 tarih, 263/3726 sayılı yazılarına göre 04.10.1963 ila 24.02.1981 tarihleri arasında yapılmıştır. Dava konusu taşınmazın tutanağına göre ise, bu tarih 1963 tür. Bu durumda, dava konusu taşınmazın hangi tarihte tespit dışı bırakıldığının kesin olarak belirlenmesi gerekir.
Dairemizin ve Yargıtay HGK. nun yerleşmiş uygulamalarına göre, tespit dışı bırakılma tarihi o yerin paftasında gösterildiği tarihtir. Bu tarihin kesin olarak belirlenebilmesi için dava konusu taşınmazın bulunduğu yöreye ait paftanın Kadastro Müdürlüğünden istenerek dosya arasına konulması, dava konusu taşınmazın ne zaman ve ne nitelikte tespit dışı bırakıldığının Kadastro Müdürlüğü'nden sorulması, dava konusu yerin paftalar üzerindeki yeri ve konumunun belirlenmesine çalışılması, bu belirlenemediği takdirde ilk tesis kadastrosuna göre dava konusu taşınmaza en yakın komşu parseller tespit edilerek bunlara ait kadastro tutanaklarının getirtilmesi, bunlardan yararlanılması, gerekirse pafta ve komşu parsellere ait belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle bu hususun açıklığa kavuşturulması, tespit dışı bırakılma tarihi kesin olarak belirlendikten sonra dava konusu taşınmazın kadastro tespit tutanağında sözü geçen 654 parsel olarak hazine adına tescil tarihine kadar kazanma koşulları ve süresinin geçip geçmediğinin göz önünde tutulması ve sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu yönden yapılan inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Bu husus üzerinde durulması, hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. 428 maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy